Yemen'deki Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasındaki çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Husiler, bugün Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef aldı. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Dün düzenlenen benzer saldırılarda ise 3 kişinin hayatını kaybettiği bildirilmişti. Olay, bölgede uzun süredir devam eden çatışmaların sivil yerleşim yerlerine ve kritik altyapıya sirayet ettiğini gösteriyor.
Havalimanına yönelik saldırı
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın insansız hava aracıyla (İHA) vurulduğunu duyurdu. Saree, saldırının Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik operasyonlarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Suudi Arabistan makamlarından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Havalimanındaki uçuşlarda herhangi bir aksama olup olmadığı da bilinmiyor. Ancak görgü tanıkları, havalimanı çevresinde patlama seslerinin duyulduğunu ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını aktarıyor.
Dünkü saldırılarda ise yine Riyad ve çevresinde çeşitli hedeflere yönelik füze ve İHA saldırıları düzenlenmiş, Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin bazılarını engellediği açıklanmıştı. Ancak isabet eden bir füze sonucu 3 sivil hayatını kaybetmişti. Bu saldırılar, Husilerin Suudi Arabistan'ın derinliklerine kadar ulaşabildiğini göstermesi açısından dikkat çekici.
Bölgede tırmanan gerilim
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaşta Husiler, başkent Sana'a ve geniş bölgeleri kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise Yemen hükümetini destekleyerek Husilere karşı operasyonlar yürütüyor. Çatışmalar zaman zaman Suudi Arabistan topraklarına yönelik saldırılara dönüşüyor. Son aylarda Husilerin Riyad ve diğer şehirlere yönelik İHA ve füze saldırılarında artış gözleniyor. Bu saldırılar, Birleşmiş Milletler'in ateşkes çağrılarına rağmen şiddetin azalmadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, Husilerin bu tür saldırılarla Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını sarsmayı ve koalisyon içindeki baskıyı artırmayı amaçladığını değerlendiriyor. Ayrıca saldırılar, Yemen'deki insani krizin derinleşmesine ve bölgesel istikrarsızlığa yol açıyor. Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik geçmiş saldırılar, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olmuştu. Son saldırıların da benzer etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Uluslararası tepkiler ve sonraki adımlar
Birleşmiş Milletler ve birçok ülke, taraflara itidal çağrısında bulunarak sivil hedeflere yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Ancak şu ana kadar taraflar arasında kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. Suudi Arabistan'ın saldırılara nasıl karşılık vereceği ise merak konusu. Geçmişte Suudi Arabistan, Husilerin kontrolündeki bölgelere yönelik hava saldırılarını artırarak yanıt vermişti. Bu kez de benzer bir tırmanma yaşanabileceği öngörülüyor.
Bölgedeki gelişmeler, küresel güvenlik ve enerji arzı açısından yakından takip ediliyor. Husilerin elindeki İHA ve füze kapasitesinin son yıllarda arttığı biliniyor. Bu durum, Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinin etkinliğini sorgulatıyor. Öte yandan, Yemen'deki iç savaşın sona ermesi için yürütülen diplomatik çabalar da saldırılar nedeniyle sekteye uğrayabilir.
Son saldırılar, Yemen krizinin sadece bölgesel değil küresel bir mesele olduğunu bir kez daha gösteriyor. Uluslararası toplumun, tarafları müzakere masasına döndürmek için daha etkin bir rol üstlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde, şiddet sarmalının daha geniş bir coğrafyayı etkilemesi riski bulunuyor.