İran destekli Husi milisleri, Yemen'in Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Moha liman kentinin kontrolünü ele geçirdi. Husilerin kentle yetinmeyerek güneye, dünyanın en kritik ticaret geçişlerinden biri olan Babülmendep Boğazı'na doğru ilerlediği aktarıldı. Bu gelişme, Yemen'de yıllardır süren çatışmaların seyrini değiştirebilecek ve küresel deniz ticaretini doğrudan etkileyebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Moha Limanı neden önemli?
Moha, Kızıldeniz'in doğu kıyısında, stratejik Babülmendep Boğazı'nın kuzeyinde yer alıyor. Liman, Yemen'in batı kıyısındaki en büyük üç limandan biri ve insani yardımların ülkeye girişinde kritik bir kapı işlevi görüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'e ulaşan yardımların önemli bir kısmı bu liman üzerinden sağlanıyordu. Husilerin Moha'yı alması, hem insani yardım koridorlarını hem de bölgedeki askeri dengeyi etkileyebilir.
Husiler, 2014'ten bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ise 2015'ten beri Husilere karşı operasyon düzenliyor. Moha'nın düşmesi, koalisyonun Kızıldeniz kıyısındaki varlığını zayıflatırken, Husilerin deniz ticaret yollarına daha fazla tehdit oluşturmasına olanak tanıyabilir.
Babülmendep Boğazı ve küresel ticaret
Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan ve Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretinin yaklaşık %12'sinin geçtiği bir geçit. Günlük yaklaşık 6-7 milyon varil petrol ve milyarlarca dolarlık ticari mal buradan taşınıyor. Husilerin boğaza yaklaşması, uluslararası nakliye şirketleri için güvenlik endişelerini artırıyor. Daha önce Husiler, Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırılar düzenlemiş, ABD ve İngiltere ise karşı operasyonlarla karşılık vermişti.
Uzmanlar, Husilerin Moha'yı ele geçirmesinin ardından Babülmendep'e yönelik tehdidin arttığını belirtiyor. Ancak Husilerin boğazı tamamen kontrol altına alması zor görünüyor; zira boğazın genişliği ve uluslararası deniz kuvvetlerinin varlığı bunu engelliyor. Yine de Husilerin kıyı şeridindeki ilerleyişi, deniz trafiğine yönelik saldırı kapasitesini artırabilir.
İnsani kriz derinleşebilir
Yemen, dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşıyor. BM'ye göre 21 milyondan fazla insan yardıma muhtaç durumda. Moha Limanı, özellikle kuzey bölgelerine ulaştırılan gıda, ilaç ve yakıtın ana giriş noktasıydı. Limanın Husilerin eline geçmesi, yardım kuruluşlarının operasyonlarını askıya almasına veya güvenlik riskleri nedeniyle yavaşlatmasına yol açabilir. Bu durum, zaten açlık sınırında yaşayan milyonlarca Yemenli için hayati tehlike oluşturuyor.
Uluslararası toplum, taraflara limanın insani yardım için açık tutulması çağrısında bulunuyor. Ancak sahada çatışmaların şiddetlenmesi, insani erişimi daha da zorlaştırıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Husilerin Moha'yı alması, İran'ın Yemen üzerindeki etkisini artırdığı yorumlarına neden oldu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Husileri İran'ın vekil gücü olarak görüyor ve bu gelişmeyi kendi güvenliklerine tehdit olarak algılıyor. ABD ise Husilerin deniz saldırılarına karşı uluslararası koalisyonu güçlendirme sinyali veriyor.
Öte yandan, Yemen hükümeti ve müttefikleri, Moha'nın kaybını büyük bir gerileme olarak nitelendiriyor. Hükümet sözcüleri, Husilerin sivillere yönelik ihlallerini ve insani yardımı engellediğini öne sürüyor. Ancak bağımsız doğrulama yapılamıyor.
Sonuç: Kırılgan denge
Moha'nın düşüşü, Yemen savaşında yeni bir aşamayı işaret ediyor. Husiler, askeri olarak güçlendiğini gösterirken, uluslararası aktörler için deniz güvenliği ve insani erişim konusunda daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor. Babülmendep'e yönelik olası bir tehdit, küresel enerji fiyatlarını ve tedarik zincirlerini etkileyebilir. Kısa vadede çatışmanın şiddetlenmesi ve insani krizin derinleşmesi bekleniyor. Uzun vadede ise Husilerin kazandığı bu stratejik avantajın kalıcı olup olmayacağı, koalisyonun karşı hamlelerine bağlı.