Büyük Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin rolüne dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Baş, hükümetin zirveyi diplomatik bir zafer olarak sunmaya hazırlandığını belirterek, 'Türkiye ev sahibi olabilir ama masanın sahibi mi?' sorusunu yöneltti. Baş'a göre asıl mesele, kameralar önündeki tokalaşmalar değil, kapalı kapılar ardında Türkiye adına alınan kararlar.
Diplomatik zafer algısı mı, gerçek mi?
Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın yeniden aday olma ihtimalinin hükümet tarafından bir fırsat olarak görüldüğünü ifade etti. 'Trump'ın olası dönüşü, iktidar için bir fotoğraf karesi ve zafer ilanı fırsatı yaratıyor. Ancak bu, Türkiye'nin çıkarlarının korunduğu anlamına gelmez' dedi. Baş, NATO ittifakı içinde Türkiye'nin zaman zaman yalnız bırakıldığını, özellikle Doğu Akdeniz ve Suriye konularında müttefiklerinden yeterli destek görmediğini hatırlattı. 'Eğer ev sahibi olmak, söz sahibi olmak anlamına gelmiyorsa, bu sadece bir organizasyon başarısıdır, siyasi başarı değil' diye ekledi.
NATO'nun Türkiye için anlamı
Baş, Türkiye'nin NATO üyesi olmaktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak ittifaktan beklentilerinin karşılanmadığını öne sürdü. Özellikle terörle mücadele ve sınır güvenliği konularında NATO'nun yetersiz kaldığını savunan Baş, 'Biz her zaman müttefiklerimizin yanında olduk, ama onlar bizim yanımızda olmadı' ifadelerini kullandı. Zirvede ele alınması beklenen Ukrayna savaşı ve küresel güvenlik konularına değinen Baş, Türkiye'nin arabuluculuk rolünün takdir edilebilir olduğunu ancak bu rolün ekonomik ve askeri çıkarlara dönüşmediği sürece anlam taşımadığını vurguladı. 'Masada sadece bir sandalye değil, o sandalyenin ağırlığı da olmalı' dedi.
BTP lideri, Türkiye'nin NATO'daki konumunu güçlendirebilmesi için bağımsız bir dış politika izlemesi gerektiğini belirtti. 'Biz ya masanın sahibi oluruz ya da sadece bir misafir. Üçüncü bir yol yok' diyen Baş, hükümeti daha gerçekçi ve ulusal çıkarları ön planda tutan bir politika izlemeye çağırdı. Açıklamasında, 'Kamusal diplomasi ve tokalaşma fotoğrafları geçici bir tatmin sağlar, asıl olan kalıcı kazanımlardır' sözlerine yer verdi.
Bağımsız bakış
NATO Zirvesi, Türkiye'nin uluslararası arenadaki konumunu yeniden tartışmaya açıyor. Hükümetin diplomatik başarı odaklı söylemi, muhalefet tarafından yetersiz bulunurken, kamuoyunda da ittifakın Türkiye'ye sağladığı faydalar sorgulanıyor. Gerçekçi bir değerlendirme yapıldığında, Türkiye'nin NATO içinde stratejik bir konuma sahip olduğu ancak bu potansiyeli tam olarak kullanamadığı görülüyor. Baş'ın eleştirileri, iktidarın dış politikasındaki algı yönetimine yönelik bir uyarı niteliği taşıyor.