Hürmüz Boğazı'nda son haftalarda artan saldırılar, ABD ve İran'ı yeniden karşı karşıya getirdi. İran Devrim Muhafızları'na bağlı unsurların ticari gemilere yönelik tacizleri ve mayın döşeme iddiaları, Washington yönetiminin bölgeye ek askeri güç sevk etmesine yol açtı. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolu, son yılların en ciddi krizini yaşıyor.
Saldırılar ve tırmanan gerilim
Geçtiğimiz hafta içinde Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında iki ticari gemiye düzenlenen saldırılar, bölgedeki gerginliği zirveye taşıdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırılarda İran yapımı insansız hava araçları ve gemilerin kullanıldığını açıkladı. Buna karşılık ABD, Basra Körfezi'nde devriye gezen gemilerine refakat edecek ek savaş gemileri gönderdi. İran ise saldırılarla ilgisini reddederken, ABD'nin varlığını 'provokatif' olarak nitelendirdi.
Petrol fiyatları ve küresel etkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir kesinti, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olabiliyor. Saldırıların ardından Brent petrol varil fiyatı yüzde 4 artışla 75 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, olası bir çatışmanın küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Çin, Japonya ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçıları alternatif tedarik yolları arayışına girdi.
Bölgesel etkileşim ve diplomasi
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, tırmanan gerilimden endişe duyuyor. Her iki ülke de ABD ile İran arasında doğrudan bir çatışmayı önlemek için arabuluculuk girişimlerini yoğunlaştırdı. Bu arada Rusya ve Çin, bölgede diplomatik çözüm çağrısı yaparken, İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumunu da etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Tarihsel arka plan
Hürmüz Boğazı, İran'ın güney kıyıları ile Umman arasında yer alan dar bir geçittir. 1980'lerdeki 'Tanker Savaşı' sırasında benzer bir kriz yaşanmış, ABD donanması bölgeye müdahale etmişti. Son yıllarda İran'ın nükleer programı ve yaptırımlar nedeniyle gerilen ilişkiler, zaman zaman 'Hürmüz'ü kapatma' tehditlerine sahne olmuştu.
Bağımsız değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu yeni kriz, ABD'nin bölgeden askeri olarak çekilme politikasının bir yansıması olarak da okunabilir. Washington'un azalan varlığı, İran'a daha agresif bir tutum sergileme cesareti verirken, bölge ülkeleri de kendi güvenliklerini sağlama konusunda daha bağımsız adımlar atmaya zorlanıyor. İki tarafın da savaştan kaçınmak için diplomatik yolları zorlaması beklenmekle birlikte, küçük bir yanlış hesaplamanın domino etkisi yaratması olasılığı her zamankinden yüksek.