Türkiye, İsveç merkezli bağımsız kuruluş World Justice Project (WJP) tarafından hazırlanan 2024 Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 143 ülke arasında 149. sırada yer aldı. Geçen yıl 143. sırada bulunan Türkiye, bir yılda altı basamak daha gerileyerek endeksin en alt sıralarına yaklaştı. WJP'nin ülke çapında binlerce hane ve uzman anketine dayanan değerlendirmesi, Türkiye'de hukuk devleti ilkelerinin zayıflamaya devam ettiğini gösteriyor.
Endeksin Sekiz Ana Bileşeni ve Türkiye'nin Durumu
WJP Hukukun Üstünlüğü Endeksi, ülkeleri sekiz ana faktör üzerinden değerlendiriyor: hükümet yetkilerinin sınırlandırılması, yolsuzluğun önlenmesi, açık hükümet, temel haklar, düzen ve güvenlik, yasal uygulama, medeni hukuk ve ceza hukuku. Türkiye, özellikle 'hükümet yetkilerinin sınırlandırılması' ve 'temel haklar' kategorilerinde alt sıralarda bulunuyor. Yargı bağımsızlığına ilişkin göstergelerde de ciddi bir erozyon gözlemleniyor; uzman anketleri, mahkemelerin siyasi etkiden yeterince arındırılmadığı yönünde güçlü bir algıyı ortaya koyuyor.
'Düzen ve güvenlik' ile 'yasal uygulama' alanlarında ise Türkiye'nin görece daha iyi performans gösterdiği görülüyor. Ancak bu durum, genel tablodaki gerilemeyi telafi etmeye yetmiyor. Endeksin detay raporunda, Türkiye'de ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi temel haklara yönelik kısıtlamaların sürdüğü, bu durumun ülkenin genel skorunu aşağı çektiği vurgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Karşılaştırmalar
2024 endeksinde ilk sırayı Danimarka alırken, onu Norveç, Finlandiya, İsveç ve Almanya gibi Kuzey Avrupa ülkeleri izliyor. Türkiye'nin gerisinde kalan ülkeler arasında ise Mısır, Kamerun, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Venezuela ve Kamboçya gibi ülkeler bulunuyor. Türkiye, bir önceki yıla göre altı basamak birden düşerek bu ülkelerin arasına daha da yaklaşmış durumda. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ise İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün gibi ülkeler Türkiye'nin üzerinde sıralanıyor.
WJP raporu, küresel ölçekte hukukun üstünlüğünün son yıllarda istikrarlı biçimde zayıfladığını ortaya koyuyor. Rapora göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı hukukun üstünlüğünün zayıfladığı ülkelerde yaşıyor. Otokratik eğilimlerin güçlenmesi, yargı bağımsızlığının azalması ve temel hak ihlallerinin artması, bu gerilemenin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Türkiye, bu küresel trendin en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye'deki Yargı Reformu Tartışmaları
Endeksin açıklanması, Türkiye'de uzun süredir tartışılan yargı reformu konusunu yeniden gündeme taşıyor. Hükümet, son yıllarda çeşitli yargı paketleriyle sistemi iyileştirmeyi hedeflediğini açıklasa da, uluslararası kuruluşların raporları bu adımların yeterli olmadığını gösteriyor. Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları ise yargının siyasallaştığını, atamalarda liyakat yerine sadakatin öne çıktığını savunuyor. Avrupa Birliği'nin yıllık ilerleme raporlarında da benzer eleştiriler yer alıyor.
Öte yandan, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamaması, endeks skorunu olumsuz etkileyen bir diğer faktör. AİHM'ye yapılan başvurularda Türkiye aleyhine verilen ihlal kararlarının sayısı son yıllarda artış gösteriyor. Bu durum, ülkenin uluslararası hukuk taahhütlerine uyum konusunda da soru işaretleri yaratıyor.
Endeksin Metodolojisi ve Sınırlılıkları
World Justice Project, Hukukun Üstünlüğü Endeksi'ni her yıl dünya genelinde 140'tan fazla ülkede gerçekleştirdiği anketler ve uzman değerlendirmeleriyle hazırlıyor. Endeks, ülkelerin hukuk sistemlerini karşılaştırmalı olarak ölçmeyi amaçlıyor. Ancak bazı eleştirmenler, endeksin Batı merkezli bir bakış açısına sahip olduğunu ve yerel dinamikleri yeterince yansıtmadığını savunuyor. Yine de WJP endeksi, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler ve politika yapıcılar tarafından sıklıkla referans olarak kullanılıyor.
Türkiye'nin sıralamadaki düşüşü, ülkeye yönelik doğrudan yabancı yatırım kararlarını da etkileyebilecek bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Hukuki öngörülebilirliğin azalması, yatırımcı güvenini zedelerken, ekonomik istikrar üzerinde de baskı oluşturuyor. Uzmanlar, hukukun üstünlüğündeki erozyonun sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, WJP 2024 Hukukun Üstünlüğü Endeksi, Türkiye'de hukuk devleti ilkelerinin sistematik olarak aşındığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun ve yatırımcıların yakından takip ettiği bu sıralama, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde atacağı adımların belirleyicisi olacak. Yargı bağımsızlığı ve temel haklar konusunda atılacak somut adımlar, ülkenin hem bölgesel hem de küresel itibarını doğrudan etkileyecek.