Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) müfettişi Mehmet Aslan'ı bıçakla yaralama olayıyla ilgili yargılanan sanık Berat Çingay, mahkeme tarafından 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca 'kamu görevlisine alenen hakaret' suçundan 42 bin 500 lira adli para cezası verildi. Olay, geçtiğimiz yıl Ankara'da HSK binası yakınında meydana gelmişti.
Olayın geçmişi ve yargılama süreci
Ankara'da görevli HSK müfettişi Mehmet Aslan, 15 Mart 2023 tarihinde işe giderken bıçaklı saldırıya uğramıştı. Saldırgan Berat Çingay, olaydan hemen sonra yakalanmış ve tutuklanmıştı. Çingay'ın, müfettiş Aslan'ın daha önce kendisi hakkında yaptığı bir denetim sonucu alınan kararlardan rahatsızlık duyduğu iddia edilmişti. Duruşmalar boyunca sanık savunmasında, eylemini pişmanlıkla kabul etmiş ancak 'kastının öldürmek olmadığını' öne sürmüştü. Mahkeme heyeti ise olayın önceden planlandığını ve bıçağın hedef alınan bölgeye yöneltildiğini değerlendirerek ağır cezayı uygun görmüştür.
Kararın hukuki ve toplumsal yansımaları
Mahkemenin verdiği 18 yıl hapis cezası, 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçunun alt sınırına yakın olmakla birlikte, sanığın olay anındaki eylemleri ve kamu görevlisine yönelik hakaret içeren sözleri dikkate alındı. Ceza, kamuoyunda adalet duygusunun tatmin edilmesi açısından yerinde bulunurken, bir yandan da HSK gibi yargı denetim organlarının güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Bu tür saldırıların, yargı bağımsızlığına ve çalışanlarının güvenliğine yönelik tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Olayın ardından HSK, müfettişlerin güvenliğinin artırılması için ek tedbirler aldı. Yargı camiası, benzer saldırıların önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması için daha etkili yasal düzenlemeler talep etmektedir. Berat Çingay'ın cezasının infaz sürecinde, adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına dönüştürülebileceği belirtildi.
Bağımsız hukukçular, kararın temyiz edilmesini beklerken, olayın yargı çalışanları üzerindeki psikolojik etkisinin uzun vadede hissedileceğini ifade ediyor. Türkiye'de yargıya yönelik şiddet olaylarının son yıllarda artış göstermesi, bu tür davaların toplumsal farkındalık açısından önemini ortaya koyuyor.