Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayımlanan yeni kararname kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasına bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın görev yeri değiştirildi. 25 Ocak 2025 tarihli kararname ile mahkeme başkanı, İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atanırken, söz konusu değişiklik yargı çevrelerinde dikkatle karşılandı. HSK'nın bu kararı, yıllardır süren İBB davasının seyri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Görev Değişikliğinin Detayları
HSK kararnamesi ile İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Kaya, İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na atanırken, yerine daha önce İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görev yapan Mehmet Yılmaz getirildi. Ahmet Kaya, yaklaşık üç yıldır İBB’ye yönelik soruşturma kapsamında açılan davanın başkanlığını yürütüyordu. Davada daha önce de ara kararlar ve duruşma takvimi belirleyen Kaya'nın görevden alınması, davanın tarafsızlığı konusunda bazı çevrelerde soru işaretlerine yol açtı. HSK yetkilileri, değişikliğin rutin bir atama olduğunu ve kurum içi rotasyon kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. Ancak muhalefet partileri ve hukuk örgütleri, bu kararın davanın bağımsızlığını zedeleyebileceğini iddia ediyor.
İBB Davasının Geçmişi ve Önemi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik dava, 2019 yılında başlatılan bir soruşturma kapsamında, belediyenin ihale süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına dayanıyor. İddianamede, belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi hakkında toplam 7 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Dava, siyasi boyutu nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, İmamoğlu ise suçlamaları “siyasi komplo” olarak nitelendirmişti. Duruşmalar, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor ve son duruşma 10 Ocak 2025'te yapılmıştı. Mahkeme başkanının değişmesiyle birlikte davanın seyrinde yeni bir dönem başlamış oldu.
HSK’nın bu kararı, sadece İBB davasını değil, genel olarak yargıdaki atama politikalarını da gündeme taşıdı. Özellikle siyasi hassasiyeti yüksek davalarda görev yapan hakimlerin sık sık değiştirilmesi, yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendiriyor. Türkiye Barolar Birliği ve bazı sivil toplum örgütleri, kararnameyi “yargıya müdahale” olarak yorumlarken, HSK ise atamaların liyakat ve kıdem esasına göre yapıldığını savunuyor. Önümüzdeki günlerde yeni mahkeme başkanının davayı nasıl yürüteceği merak konusu. İBB davasında bir sonraki duruşma, Mart 2025'te yapılacak ve taraflar yeni başkanın tutumunu yakından takip edecek. Bu gelişme, Türkiye'de hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı tartışmalarının odağında yer almaya devam ediyor.
HSK’nın kararnamesi, yalnızca bu değişiklikle sınırlı kalmadı; aynı zamanda birçok ildeki ağır ceza mahkemelerinde de rotasyonlar yapıldı. Ancak İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki atama, siyasi niteliği nedeniyle diğerlerinden ayrışıyor. Yargı bağımsızlığı ilkesi gereği, mahkeme başkanlarının görev sürelerinin istikrarlı olması beklenirken, bu tür değişikliklerin davanın tarafları üzerinde psikolojik bir etki yaratabileceği ifade ediliyor. Dava sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde devam etmesi, kamuoyunun beklentileri arasında yer alıyor. Yeni mahkeme başkanı Mehmet Yılmaz’ın, daha önce farklı davalarda sergilediği tutum ise şimdiden analiz edilmeye başlandı. Yılmaz’ın, özellikle siyasi içerikli davalarda aldığı kararlar, İBB davasındaki olası yaklaşımına dair ipuçları veriyor.