Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayımlanan yeni kararname kapsamında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi kapatıldı. Bu gelişmeyle birlikte, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin yargılandığı İBB davasının görüldüğü mahkeme değişti. Edinilen bilgiye göre, dosya İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Heyeti'ne devredildi. Ancak davaya bakan heyet aynı kaldı.
Mahkeme değişikliği ve yargılama süreci
HSK'nın adli yıl başında yayımladığı kararnameyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapatılması, İmamoğlu ve 6 belediye çalışanının yargılandığı davanın seyrini etkilemedi. Kaynaklara göre, mahkemenin lağvedilmesi üzerine dosya, aynı heyet tarafından İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi bünyesinde görülmeye devam edecek. Bu durum, yargılamanın baştan başlamayacağı ve mevcut aşamadan itibaren süreceği anlamına geliyor. Duruşma tarihleri ve süreçle ilgili resmi bir açıklama henüz yapılmadı.
İBB davasının detayları
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu ve bazı belediye yöneticileri hakkında “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu görevine ilişkin belgelerde sahtecilik” suçlamalarıyla dava açılmıştı. Dava, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı sürecinde Kanal İstanbul projesi kapsamında yapılan ihale ve sözleşmelere ilişkin usulsüzlük iddialarını içeriyor. Yargılama, daha önce İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1. Heyet tarafından yürütülüyordu. HSK kararı sonrası mahkemenin numarası değişse de heyet ve dava süreci aynı şekilde ilerleyecek.
HSK kararnamesinin genel etkileri
HSK'nın adli yıl başında aldığı kararlarla birçok mahkemenin kapatılıp birleştirildiği biliniyor. Bu uygulama, yargısal verimlilik ve kaynakların etkin kullanımı amacıyla yapılıyor. Ancak bazı hukukçular, mahkemelerin sık sık değişmesinin yargılamalarda usul sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. İBB davası özelinde ise, aynı heyetin kalması nedeniyle süreçte aksamaya neden olmayacağı ifade ediliyor.
Değerlendirme
Mahkeme değişikliği, davanın esasını etkilemese de kamuoyunda merak konusu oldu. Yargı sürecinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından heyet istikrarının korunması önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki dönemde yapılacak duruşmalar, İmamoğlu ve diğer sanıkların suçlamalara karşı savunmalarının detaylarını ortaya koyacak. Kamuoyu, bu davanın siyasi boyutu ve yerel yönetimler üzerindeki etkileri nedeniyle yakından takip ediyor.