Financial Times'ın aktardığı S&P Global raporu, İran savaşı nedeniyle derinleşen enerji ve gübre krizinin, tarihin en güçlü El Niño olaylarından biriyle birleşerek 2027 yılında küresel gıda arzını ciddi biçimde tehdit edebileceği uyarısında bulundu. Rapora göre Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik gerilim, enerji fiyatlarını yukarı çekerek gübre üretim maliyetlerini artırıyor; bu durumun tarımsal verimliliği düşürmesi ve dünya genelinde gıda fiyatlarında yeni bir şok dalgası yaratması bekleniyor. Uzmanlar, özellikle düşük gelirli ülkelerin bu zincirleme etkiden en fazla zarar göreceği görüşünde.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim enerji ve gübre fiyatlarını körüklüyor
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. İran ile Batılı ülkeler arasındaki gerginlik, boğazdan geçen tanker trafiğine yönelik güvenlik endişelerini artırmış durumda. S&P Global'ın raporuna göre, olası bir askeri çatışma veya abluka, petrol ve doğal gaz fiyatlarında ani sıçramalara yol açabilir. Enerji fiyatlarındaki bu artış, doğrudan gübre üretiminin temel girdisi olan amonyak ve doğal gaz maliyetlerini yükseltiyor. Gübre fiyatlarındaki artış ise çiftçilerin üretim maliyetlerini artırarak ekim alanlarının daralmasına ve verimin düşmesine neden oluyor.
Raporda, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında yaşanan gübre ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmanın benzeri bir senaryonun bu kez Hürmüz kaynaklı olarak tekrarlanabileceği vurgulanıyor. O dönemde gübre fiyatları rekor seviyelere çıkmış, birçok ülke gıda ihracatına kısıtlama getirmişti. Şimdi ise İran kaynaklı gerilim, küresel gübre piyasasında yeni bir belirsizlik yaratmış durumda.
El Niño etkisi tarımsal üretimi vuruyor
Raporun dikkat çeken bir diğer unsuru, 2027 yılında etkisini göstermesi beklenen güçlü El Niño olayı. El Niño, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla oluşan ve dünya genelinde hava koşullarını bozan bir iklim olayı. Tarihsel verilere göre güçlü El Niño dönemleri, özellikle Güneydoğu Asya, Avustralya, Afrika'nın güneyi ve Latin Amerika'da kuraklık, sel ve fırtına gibi aşırı hava olaylarına yol açarak tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. S&P Global, 2027'de yaşanması muhtemel El Niño'nun, halihazırda gübre kriziyle boğuşan çiftçiler için ikinci bir darbe anlamına geleceğini belirtiyor. Bu birleşik etki, buğday, mısır, pirinç ve soya fasulyesi gibi temel gıda ürünlerinde arz açığına neden olabilir.
Raporda ayrıca, El Niño'nun etkisiyle bazı bölgelerde yaşanacak kuraklıkların sulama ihtiyacını artıracağı, ancak enerji krizi nedeniyle sulama maliyetlerinin de yükseleceği ifade ediliyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde küçük ölçekli çiftçilerin üretimden çekilmesine yol açabilir.
2027'de gıda arzı ve fiyatları üzerindeki olası etkiler
S&P Global'ın senaryo analizine göre, Hürmüz krizi ve El Niño'nun aynı dönemde etkili olması halinde 2027 yılında küresel gıda üretiminde %5 ila %10 arasında bir düşüş yaşanabilir. Bu düşüş, gıda fiyatlarında %20'ye varan artışlara neden olabilir. Özellikle ithalata bağımlı ülkelerde gıda enflasyonu hızlanabilir ve sosyal huzursuzluklar baş gösterebilir. Dünya Bankası ve FAO gibi kuruluşlar, gıda güvenliği riskinin arttığına dikkat çekiyor. Raporda, hükümetlerin gübre sübvansiyonlarını artırması, tarımsal Ar-Ge'ye yatırım yapması ve iklime dayanıklı tarım tekniklerini teşvik etmesi öneriliyor. Ayrıca, küresel gıda stoklarının şeffaf bir şekilde yönetilmesi ve ihracat kısıtlamalarından kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye gibi gıda üretiminde kendi kendine yeterliliği hedefleyen ülkeler için de riskler bulunuyor. Türkiye, buğday ve ayçiçeği gibi ürünlerde ithalata bağımlı. Enerji ve gübre maliyetlerindeki artış, çiftçinin üretim kararlarını olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, Türkiye'nin tarımsal destekleri ve sulama altyapısını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.
Arka plan: Benzer krizler ve dersler
Dünya, 2007-2008 ve 2010-2011 yıllarında benzer gıda fiyatı şokları yaşamıştı. O dönemlerde de enerji fiyatları, gübre maliyetleri ve hava koşulları bir araya gelmiş, özellikle Afrika ve Asya'da gıda krizleri patlak vermişti. 2022'de ise Rusya-Ukrayna savaşı, tahıl ve gübre ihracatını sekteye uğratmış, küresel gıda fiyatları rekor kırmıştı. Şimdi ise Hürmüz krizi ve El Niño kombinasyonu, bu tür bir krizin tekrarlanma olasılığını gündeme getiriyor. S&P Global raporu, politika yapıcıların erken önlem alması halinde etkilerin hafifletilebileceğini, ancak mevcut jeopolitik ve iklimsel belirsizliklerin ciddiye alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, dünya 2027'ye doğru ilerlerken, enerji, gübre ve iklim üçgeninde şekillenen bir gıda krizi riskiyle karşı karşıya. Uluslararası kuruluşlar ve hükümetler, erken uyarı sistemleri ve dayanıklı tarım politikalarıyla bu riski yönetmeye çalışacak. Ancak rapordaki projeksiyonlar, meselenin sadece bir ülkenin değil, küresel gıda güvenliğinin meselesi olduğunu gösteriyor.