ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının 100. gününde, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normal seviyesinin haftalık ortalamasına düştüğü açıklandı. Stratejik su yolundan geçen gemi sayısı 100 günde 1000'e yaklaşırken, bu rakam barış döneminde boğazın bir haftalık trafiğine karşılık geliyor. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu daralma, dünya ekonomisinde tedirginliğe yol açıyor.
Boğaz trafiğinde yüzde 90 düşüş
Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre, savaş öncesi Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 15-20 gemi geçerken, çatışmaların başlamasıyla bu sayı günde 10'un altına indi. 100 günlük süreçte toplam 980 gemi geçiş yaparken, bu normalde 7 günde kaydedilen bir rakam. Boğazın güvenliği nedeniyle birçok nakliye şirketi rotasını Ümit Burnu'na yönlendirirken, artan sigorta primleri ve gecikmeler maliyetleri yükseltti.
Petrol fiyatları ve küresel etkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki daralma, petrol fiyatlarını varil başına 120 doların üzerine taşıdı. Enerji ithalatçısı ülkeler başta olmak üzere küresel enflasyonist baskılar artarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler akaryakıt zamlarıyla karşı karşıya. Enerji analistleri, çatışmaların sürmesi halinde boğazdan geçişlerin daha da azalabileceği ve küresel tedarik zincirlerinde kırılmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel güvenlik ve alternatif rotalar
İran'ın deniz kontrolü ve mayın tehdidi, Hürmüz Boğazı'nı neredeyse geçilmez kılarken, ABD ve müttefikleri bölgede mayın temizleme operasyonları yürütüyor. Suudi Arabistan ve BAE, alternatif boru hatlarıyla petrol ihracatını sürdürmeye çalışsa da, kapasite sınırlı. Uzmanlar, bu krizin dünya ticaretinde yeni rotaların önemini artırdığını ancak kısa vadede Hürmüz'ün alternatifinin olmadığını vurguluyor. Savaşın 100 günü, boğazın stratejik önemini bir kez daha gösterirken, küresel ekonominin kırılganlığını gözler önüne serdi. Diplomatik çözüm arayışları sürerken, ticaretin normale dönmesi ancak istikrarın sağlanmasına bağlı görünüyor.