ABD ile İran arasında savaşı durduran mutabakat zaptı, Hürmüz Boğazı'nın sularına gömüldü. İran'ın boğazı kontrol konusundaki ısrarı sonrası üç tankeri vurması, ABD'nin başlattığı bombardımanla karşılıklı saldırıları yeniden alevlendirdi. Tahran'ın misillemesiyle Körfez'de patlayan bombalar, tüm dünyada “başa mı dönüyoruz?” sorusunu gündeme getirdi.
Mutabakat Zaptı Neden Çöktü?
Geçtiğimiz haftalarda Umman arabuluculuğunda varılan mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın güvenli geçişini ve tarafların askeri faaliyetlerini sınırlandırmayı öngörüyordu. Ancak İran, anlaşmanın imzalanmasından sadece 48 saat sonra boğazda devriye gezen üç ticari tankere el koydu. 15 kişilik mürettebatın gözaltına alınması ve gemilerin İran karasularına çekilmesi üzerine ABD, bölgeye savaş uçakları ve savaş gemileri sevk etti. Pentagon'dan yapılan açıklamada, “uluslararası deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak” amacıyla hava saldırıları düzenlendiği belirtildi.
Körfez'de Yeni Çatışma Hattı
ABD bombardımanı sonucu İran'a ait iki askeri noktanın imha edildiği bildirildi. Buna karşılık İran, Basra Körfezi'ndeki ABD donanmasına ait bir destroyere karadan karaya füzelerle saldırdı. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, gemide hasar oluştuğu ve mürettebattan bazılarının yaralandığı açıklandı. Bölgedeki tansiyon, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de savaş uçaklarını teyakkuza geçirmesiyle daha da arttı.
Uzmanlar Uyarıyor: “Bölgesel Savaş Kapıda”
Ortadoğu uzmanları, yaşananların 2019'daki Hürmüz krizini andırdığını ancak mevcut durumun daha tehlikeli olduğunu vurguluyor. Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, “İran'ın anlaşmaları hiçe sayması, diplomasinin iflası anlamına geliyor. Şimdi caydırıcılığı yeniden tesis etmenin zamanı” dedi. Tahran ise ABD'yi “anlaşmayı ihlal etmek ve provokasyon yapmakla” suçluyor.
Bu gelişmeler, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe ve borsalarda dalgalanmaya yol açtı. Brent petrol varil fiyatı 85 doların üzerine çıkarken, Asya borsaları sert düşüş yaşadı. Uzmanlar, tansiyonun düşmemesi halinde enerji krizinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız değerlendirme: Hürmüz'de yeniden alevlenen çatışma, ABD-İran arasındaki yapısal güvensizliğin ve bölgesel güç mücadelesinin ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Tarafların diyalog yerine askeri seçeneklere yönelmesi, sadece Körfez'e değil, küresel barışa da tehdit oluşturuyor. Diplomatik kanalların yeniden devreye sokulmadığı bir süreçte, kısa vadede sakinleşme beklenmemeli.