Hizbullah'ın medrese ağını yürüten İttihadululema'nın, 2015'ten bu yana düzenlediği "Alimler Buluşması" çalıştayının 11'incisini Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Camisi ve Külliyesi'nde gerçekleştirmeyi planladığı ortaya çıktı. Söz konusu çalıştaya 10 farklı ülkeden sözde din adamının katılım sağlaması bekleniyor. Etkinliğin, Diyanet'e ait bir mekânda yapılacak olması kamuoyunda tartışma yarattı.
İttihadululema'nın Faaliyetleri ve Çalıştayın Arka Planı
İttihadululema, Hizbullah'ın ideolojik altyapısını oluşturan medreseleri yöneten bir yapı olarak biliniyor. 2015 yılından itibaren düzenli olarak "Alimler Buluşması" adı altında çalıştaylar organize eden örgüt, bu etkinliklerle kendi görüşlerini yaymayı ve uluslararası bir ağ oluşturmayı hedefliyor. 11'inci çalıştayın, Diyarbakır'ın merkezinde yer alan ve Diyanet'e bağlı olan Selahaddin Eyyubi Camisi ve Külliyesi'nde yapılması planlanıyor. Cami ve külliye, bölgede geniş bir cemaate hitap eden önemli bir dini merkez konumunda.
Örgütün daha önceki çalıştaylarına ilişkin bilgiler, güvenlik birimlerinin raporlarına da yansımış durumda. İttihadululema'nın sözde alimler buluşmasına, Irak, İran, Suriye, Lübnan gibi ülkelerden radikal gruplarla bağlantılı kişilerin katıldığı iddia ediliyor. Bu yılki etkinliğe 10 farklı ülkeden sözde din adamının davet edildiği öğrenildi. Katılımcı profili henüz netleşmemekle birlikte, örgütün uluslararası bağlantılarını güçlendirmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Diyanet'in Tutumu ve Olası Sonuçları
Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı bir caminin, Hizbullah'ın medrese ağı tarafından kullanılacak olması, kurumun bu tür yapılarla ilişkisi sorgulanmasına neden oluyor. Diyanet'in etkinliğe izin verip vermediği henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak caminin tahsisi konusunda yerel yönetimlerin ve Diyanet'in onayının gerektiği biliniyor. Güvenlik kaynakları, etkinliğin yasadışı bir örgütün faaliyeti kapsamında değerlendirilebileceğini ve engellenmesi gerektiğini belirtiyor.
Hizbullah, Türkiye'de yasadışı bir örgüt olarak kabul ediliyor ve geçmişte çok sayıda eylemden sorumlu tutuluyor. Örgütün ideolojik uzantısı olan İttihadululema'nın faaliyetleri, güvenlik güçlerinin takibinde. Diyarbakır'da daha önce de benzer etkinliklere sahne olan cami ve külliyenin, bu tür bir toplantıya ev sahipliği yapması, bölgedeki dini hassasiyetleri de etkileyebilir.
Konuya ilişkin olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan henüz bir açıklama yapılmadı. Diyarbakır Valiliği ve emniyet birimlerinin etkinliği engellemek için harekete geçip geçmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Öte yandan, İttihadululema'nın çalıştayı sosyal medyada da yankı uyandırdı. Bazı kullanıcılar, Diyanet'in böyle bir etkinliğe göz yummasının kabul edilemez olduğunu savunurken, bazıları da etkinliğin barış ve diyalog amacı taşıdığını öne sürdü.
Uzmanlar, Türkiye'nin son yıllarda radikal gruplarla mücadelede attığı adımlara dikkat çekerek, Diyanet'in böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının kurumsal itibarına zarar verebileceğini belirtiyor. Ayrıca, etkinliğin uluslararası alanda da olumsuz yansımaları olabileceği ifade ediliyor. Hizbullah'ın Suriye ve Irak'taki uzantılarıyla bağlantılı kişilerin katılacak olması, Türkiye'nin bölgesel politikalarıyla çelişebilir.
Bağlam: Hizbullah ve Türkiye'deki Yasadışı Yapılanma
Hizbullah, 1980'lerden itibaren Türkiye'de özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde örgütlenmiş, 1990'lı yıllarda PKK ile yaşanan çatışmalarda aktif rol almış bir yapı. Örgüt, 2000'li yıllarda gerçekleştirdiği cinayetler ve bombalı saldırılarla gündeme gelmiş, yargı süreçlerinde çok sayıda üyesi ceza almıştı. İttihadululema ise örgütün medrese ve eğitim faaliyetlerini sürdüren sivil toplum görünümlü bir kanadı olarak tanımlanıyor. Son yıllarda örgüt, legal alanda faaliyet gösterme çabası içinde. Bu tür çalıştaylar, örgütün meşruiyet kazanma ve tabanını genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı, anayasal olarak ibadet yerlerini yönetme yetkisine sahip. Ancak camilerin, yasadışı örgütlerle bağlantılı etkinlikler için tahsis edilmesi, hem hukuki hem de siyasi açıdan sorunlu bir durum. Geçmişte benzer vakalarda Diyanet, bazı etkinliklere izin vermemiş veya iptal etmişti. Bu olayda da benzer bir tutum sergilenip sergilenmeyeceği, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Kamuoyu, Diyanet'in bu konudaki tavrını yakından takip ediyor.