Hindistan'da seçmen listelerinin kapsamlı biçimde yenilenmesine yönelik uygulama, muhalefet partileri ve sivil toplum örgütlerinin tepkisiyle ülke çapında protestolara dönüştü. Göstericiler, milyonlarca seçmenin kayıt dışı bırakılabileceğini savunarak Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın istifasını ve revizyon sürecinin durdurulmasını talep ediyor. Başkent Delhi başta olmak üzere Mumbai, Kolkata ve Chennai gibi büyük şehirlerde binlerce kişi sokaklara indi.
Seçim Komisyonu'nun Revizyon Planı ve Tartışmalar
Hindistan Seçim Komisyonu, seçmen listelerinin güncellenmesi amacıyla başlattığı revizyon çalışmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Komisyon yetkilileri, sürecin ölü veya taşınmış seçmenlerin tespit edilmesi ve kayıtların doğruluğunun artırılması için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak muhalefet, bu revizyonun özellikle yoksul, azınlık ve kırsal bölgelerde yaşayan seçmenleri hedef aldığını öne sürüyor. Muhalefet partileri, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) seçim öncesi avantaj sağlamak için seçmen tabanını daraltmaya çalıştığını iddia ediyor.
Protestoların fitilini ateşleyen olay, Seçim Komisyonu'nun ülke genelinde kapı kapı dolaşarak seçmen bilgilerini doğrulama kararı oldu. Bu süreçte, özellikle kimlik belgesi eksik olan veya adres değişikliğini bildirmeyen seçmenlerin listelerden çıkarılabileceği belirtiliyor. Sivil toplum kuruluşları, şu ana kadar milyonlarca kişinin kaydının askıya alındığını ve bunun demokratik sürece gölge düşürdüğünü ifade ediyor.
Protestoların Seyri ve Hükümetin Tutumu
Ülke çapındaki gösterilerde polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve cop kullandı. Delhi'de yüzlerce gösterici gözaltına alındı. Muhalefet liderleri, tutuklamaların barışçıl gösteri hakkını ihlal ettiğini belirterek hükümeti otoriterleşmekle suçladı. Hükümet yetkilileri ise protestoların siyasi amaçlı olduğunu ve seçim sürecinin bağımsız kurumlar tarafından yürütüldüğünü savunuyor. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Seçim Komisyonu'nun çalışmaları yasal çerçevede yürütülmektedir ve hiçbir seçmenin hakkı gasp edilmeyecektir" denildi.
Ancak muhalefet, Seçim Komisyonu'nun iktidar partisinin baskısı altında olduğunu ve tarafsızlığını yitirdiğini öne sürüyor. Kongre Partisi sözcüsü, "Bu revizyon, seçmen listelerini manipüle etme girişimidir. Milyonlarca insanın oy hakkı elinden alınıyor" dedi. Protestocular arasında öğrenciler, işçiler ve sivil toplum aktivistleri de yer alıyor. Gösterilerde "Demokrasiyi kurtarın" ve "Oy hakkımızı geri verin" sloganları atılıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Seçim Güvenliği Endişeleri
Uluslararası gözlemciler, Hindistan'daki seçmen listesi revizyonunu yakından takip ediyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, tüm seçmenlerin kayıt sürecine eşit erişiminin sağlanması çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Hindistan'da seçim sürecinin şeffaf ve kapsayıcı olmasını umuyoruz" ifadelerini kullandı. İngiltere ve Avrupa Birliği de gelişmeleri izlediklerini duyurdu.
Uzmanlar, seçmen listesi revizyonunun Hindistan'ın demokratik itibarına zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Siyaset bilimci Dr. Aarti Mehra, "Bu tür revizyonlar dünya genelinde seçmen baskısı aracı olarak kullanılabiliyor. Hindistan'da da benzer bir risk var. Özellikle marjinal grupların sesi kısılabilir" değerlendirmesini yaptı.
Seçim Komisyonu, revizyon sürecinin 2027 genel seçimlerinden önce tamamlanacağını açıkladı. Muhalefet ise sürecin durdurulması için yargı yoluna başvuracağını bildirdi. Yüksek Mahkeme'nin konuya ilişkin vereceği karar merakla bekleniyor.
Bağlam: Hindistan'da Seçim Reformları ve Geçmiş Tartışmalar
Hindistan'da seçmen listelerinin güncellenmesi ilk kez tartışılmıyor. 2019 ve 2024 seçimleri öncesinde de benzer revizyonlar yapılmış, ancak bu ölçekte bir tepkiyle karşılaşılmamıştı. Ülke nüfusunun 1,4 milyarı aştığı ve kayıtlı seçmen sayısının 900 milyon civarında olduğu düşünülürse, milyonlarca kişinin etkilenmesi olası görünüyor.
Seçim Komisyonu, revizyonun demokratik bir gereklilik olduğunu ve hiçbir siyasi partiye avantaj sağlamayacağını vurgulasa da, muhalefetin ve sivil toplumun güvensizliği sürüyor. Hindistan'ın demokrasi tarihinde seçim listeleri sık sık tartışma konusu oldu; 1970'lerde dönemin Başbakanı Indira Gandhi'nin seçim listelerini manipüle ettiği iddiaları büyük siyasi krizlere yol açmıştı. Bugünkü protestolar, ülkenin demokratik kurumlarına duyulan güvenin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.
Uluslararası alanda ise Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi olarak anılıyor. Ancak son yıllarda artan merkeziyetçi politikalar ve muhalefete yönelik baskılar, bu imajı zedeliyor. Seçmen listesi tartışması, ülkenin iç dinamiklerinin yanı sıra küresel demokrasi standartları açısından da yakından izleniyor. Önümüzdeki günlerde protestoların seyri ve Seçim Komisyonu'nun atacağı adımlar, Hindistan'ın demokratik geleceği için belirleyici olacak.