Hindistan'da seçmen listelerinden 130 milyondan fazla kişinin çıkarıldığı iddiasıyla başlayan protestolar sürüyor. Başkent Yeni Delhi'de toplanan göstericiler, Başbakan Narendra Modi hükümetini seçimlere müdahale etmekle suçluyor. Muhalefet partileri ve gençlik hareketleri, Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın istifasını talep ediyor. Polisin gösterilere müdahalesi sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Seçmen listelerinde büyük temizlik iddiası
Hindistan Seçim Komisyonu'nun son dönemde yürüttüğü seçmen listesi güncelleme çalışmaları kapsamında 130 milyondan fazla seçmenin kayıtlardan çıkarıldığı öne sürüldü. Muhalefet, bu kişilerin çoğunlukla belirli eyaletlerde ve azınlık gruplar arasında yaşadığını belirterek, temizliğin sistematik bir şekilde yapıldığını savunuyor. Hükümet yetkilileri ise iddiaları reddediyor ve güncellemelerin yasal çerçevede, ölüm veya taşınma gibi nedenlerle yapıldığını belirtiyor.
Protestoların fitilini ateşleyen olay, geçtiğimiz hafta Uttar Pradesh ve Bihar gibi kalabalık eyaletlerde milyonlarca seçmenin listelerden düştüğünün ortaya çıkması oldu. Yerel seçim gözlemcileri, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve kimlik belgesi eksik olan yoksul seçmenlerin mağdur edildiğini ifade ediyor. Muhalefet liderleri, bu durumun yaklaşan genel seçimlerde iktidar partisinin lehine sonuç doğuracağını iddia ediyor.
Gençlik hareketi öncülük ediyor
Protestoların en dikkat çekici aktörleri arasında gençlik hareketleri yer alıyor. Üniversite öğrencileri ve genç aktivistler, sosyal medya üzerinden örgütlenerek Yeni Delhi'nin merkezinde toplandı. Göstericiler, ellerinde "Seçimlerimizi çalmayın" ve "Demokrasiye müdahale etmeyin" yazılı pankartlar taşıdı. Polis, gösterilerin yasak olduğu bölgelerde oturma eylemi yapan gruplara müdahale etti ve aralarında gençlik liderlerinin de bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.
Gözaltına alınanlar arasında, öğrenci birliklerinin önde gelen isimleri ve bazı insan hakları aktivistleri bulunuyor. Muhalefet partileri, gözaltıları "demokratik hakların gaspı" olarak nitelendirerek tepki gösterdi. Hindistan İnsan Hakları Komisyonu'nun olaylarla ilgili inceleme başlattığı bildirildi.
Muhalefetten istifa çağrısı
Muhalefet partileri, Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar'ın seçim sürecine tarafsız bir şekilde yönetemediğini savunarak istifaya çağırdı. Kongre Partisi sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Seçim Komisyonu'nun bağımsızlığı zedelenmiştir. Komiser derhal görevden alınmalıdır" dedi. Bölgesel partiler de benzer açıklamalarla hükümete yüklendi.
İktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP) ise suçlamaları reddediyor. Bir parti sözcüsü, muhalefetin "asılsız iddialarla halkı kışkırttığını" belirterek, seçim listelerinin şeffaf bir şekilde güncellendiğini söyledi. Hükümet yanlısı medya organları, protestoları "küçük bir grubun düzenlediği marjinal gösteriler" olarak sunuyor.
Uluslararası endişeler
Hindistan'daki gelişmeler uluslararası alanda da yankı buldu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, seçmen listelerindeki değişikliklerin şeffaf ve kapsayıcı olması gerektiğini vurgulayan bir açıklama yaptı. Avrupa Birliği ve bazı Batılı ülkeler, Hindistan'ı demokratik standartlara uymaya çağırdı. Ancak Yeni Delhi yönetimi, dış müdahale iddialarını reddederek seçim sürecinin kendi iç meselesi olduğunu belirtti.
Uzmanlar, protestoların önümüzdeki günlerde daha da yaygınlaşabileceği uyarısında bulunuyor. Hindistan'da 2024 genel seçimlerinin yaklaşması, gerilimi artırıyor. Seçim Komisyonu'nun önümüzdeki hafta yeni bir açıklama yapması bekleniyor.
Arka plan: Seçim reformu tartışmaları
Hindistan'da seçim sistemi uzun süredir tartışma konusu. 2019'daki genel seçimlerde seçmen katılımı yüzde 67 olarak gerçekleşmişti. Muhalefet, özellikle kırsal kesimde ve azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerde seçmen kayıtlarının sistematik olarak engellendiğini savunuyor. İktidar partisi ise seçim reformlarının "temiz bir seçim" için gerekli olduğunu belirtiyor.
Son olaylar, Hindistan'ın demokratik kurumlarına olan güveni sarsmış durumda. Bağımsız gözlemciler, seçim komisyonunun tarafsızlığını yitirdiği yönündeki eleştirilerin arttığını belirtiyor. Önümüzdeki süreçte protestoların seyrini, hükümetin tutumu ve muhalefetin örgütlenme kapasitesi belirleyecek. Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi olarak seçim sürecinin meşruiyetini korumak zorunda; aksi halde iç siyasi istikrar ve uluslararası itibarı zarar görebilir.