Bir fabrikada amir olarak çalışan işçi, mesaiye gelmeyen personelin giriş kartlarını iş yerinde gibi okutarak hile yaptığı gerekçesiyle tazminatsız işten çıkarıldı. İş mahkemesine başvuran işçi, kıdem ve ihbar tazminatı talep etti. Yerel mahkeme, işçinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle feshi haklı buldu. İşçinin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı onayladı. Yüksek mahkeme, işçinin bu tür bir fiilinin işverenin güvenini sarstığını ve iş sözleşmesinin derhal feshi için geçerli bir neden olduğunu vurguladı.
Emsal niteliğindeki kararın ayrıntıları
Olay, bir fabrikada vardiya amiri olarak çalışan A.K.'nin, mesaiye gelmeyen iş arkadaşlarının giriş kartlarını kendi kartı yerine okutarak mesai saatleri içinde fabrikada bulunduklarına dair sahte kayıt oluşturmasıyla ortaya çıktı. Durumun fark edilmesi üzerine işveren, A.K.'nin iş sözleşmesini "doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranış" gerekçesiyle tazminatsız feshetti. İşçi, feshin haksız olduğunu iddia ederek İş Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, işçinin eyleminin işverenin güvenini sarstığını ve bu nedenle feshin haklı olduğuna hükmetti. Kararın bozulması istemiyle gidilen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı. Yargıtay kararında, işçinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu nedenle işverenin derhal fesih hakkının doğduğu ifade edildi.
İş hukukunda güven ve sadakat ilkesi
İş hukukunda, işçinin işverene karşı sadakat ve doğruluk yükümlülüğü bulunuyor. Bu yükümlülük kapsamında işçi, işverenin çıkarlarını korumak, zarardan kaçınmak ve işyerinde dürüst davranmak zorunda. Yargıtay'ın bu kararı, işçinin disiplinsizlik veya ahlaka aykırı davranışlarının tazminatsız fesih nedeni sayılacağını bir kez daha hatırlattı. Uzmanlar, benzer durumlarda işverenlerin gerekli araştırmayı yaparak ve kanıtları toplayarak hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, işçilerin de iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihmal etmemeleri, aksi halde yasal yaptırımlarla karşılaşabilecekleri uyarısı yapılıyor.
Bu karar, özellikle büyük işletmelerde kart okutma suretiyle yapılan usulsüzlüklerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. İşverenlerin, personel devam kontrol sistemlerini düzenli olarak denetlemesi ve şüpheli durumları araştırması büyük önem taşıyor. Aksi halde, hem işçi hem işveren açısından mağduriyetler yaşanabiliyor. Yargıtay'ın bu kararı, iş barışının korunması ve iş ahlakının tesisi açısından emsal niteliği taşıyor.