Türk siyasetinde sıkça duyulan “Hikmetinden sual olunmaz” ifadesi, kamuoyunda tartışma yaratan kararların ardındaki mantığı sorgulamayı adeta yasaklar. Bu kalıplaşmış söz, bir olayın ya da durumun görünürdeki mantıksızlığının aslında daha yüksek bir planın parçası olduğunu ima eder. Özellikle hükümet çevrelerinde, kamuoyunun anlamakta güçlük çektiği hamleler için sıkça başvurulan bir gerekçe haline gelmiştir.
Siyasetteki Kullanımı
Son dönemde ekonomi politikalarından dış ilişkilere kadar pek çok alanda bu ifadeyle karşılaşıyoruz. Örneğin, Merkez Bankası'nın faiz kararları ya da Suriye politikasındaki ani değişiklikler, iktidar tarafından “hikmetinden sual olunmaz” şeklinde gerekçelendirilebiliyor. Bu durum, muhalefet ve medya tarafından şeffaflık eksikliği olarak eleştiriliyor.
Kamuoyu Tepkileri
Sosyal medyada bu ifade sıkça alay konusu oluyor. Kullanıcılar, “hikmetinden sual olunmaz” denilen her kararın aslında sorgulanması gerektiğini savunuyor. Siyaset bilimciler, bu kalıbın demokratik hesap verebilirliği zedelediğini belirtiyor. Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, “Devlet aklı her şeyi bilir anlayışı, totaliter eğilimlerin göstergesidir” diyor.
Bağlam ve Arka Plan
“Hikmetinden sual olunmaz” ifadesi, İslam kültüründe de yaygındır ve kader anlayışıyla ilişkilendirilir. Siyasi alanda ise Osmanlı’dan miras kalan bir despotizm geleneğini yansıtır. Günümüzde bu söz, özellikle tartışmalı yasal düzenlemeler veya uluslararası anlaşmalar sonrası duyuluyor. Kamuoyu, bu tür kararların arkasında yatan gerekçeleri merak etmeye devam ediyor.