Çocuklarda hareketlilik ve dikkat dağınıklığı, ebeveynler tarafından sıklıkla dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile ilişkilendirilse de uzmanlar, her hareketli çocuğun 'hiperaktif' olarak etiketlenmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye'de ve dünyada sıkça karşılaşılan bu durum, doğru tanı ve tedavi için belirtilerin çocuğun okul, sosyal yaşam ve aile içi ilişkilerini nasıl etkilediğinin titizlikle incelenmesini gerektiriyor.
DEHB tanısı nasıl konuluyor?
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, genellikle 7 yaş öncesinde başlayan ve en az iki farklı ortamda (ev, okul, sosyal çevre) belirgin şekilde gözlenen dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik belirtileriyle kendini gösterir. Ancak uzmanlar, bu belirtilerin geçici ya da durumsal olabileceğini, örneğin kaygı, uyku sorunları veya ailevi stres gibi faktörlerin de benzer tablolara yol açabildiğini belirtiyor. Doğru tanı için çocuk psikiyatrisi uzmanları tarafından yapılan kapsamlı değerlendirme, aile ve öğretmen görüşmeleri, davranış ölçekleri ve gerektiğinde psikolojik testler kullanılıyor.
Hareketlilik normal gelişimin parçası olabilir
Uzmanlar, özellikle okul öncesi dönemde çocukların enerjik ve hareketli olmasının gelişimsel bir özellik olduğunu vurguluyor. Çocuğun yaşına uygun olmayan, kontrol edilemeyen ve işlevselliği bozan düzeydeki hareketlilik ve dikkat dağınıklığının DEHB açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Türkiye Psikiyatri Derneği verilerine göre, okul çağı çocuklarında DEHB görülme sıklığı yüzde 5-10 arasında değişiyor. Ancak bu oran, her hareketli çocuğun DEHB'li olduğu anlamına gelmiyor.
Ebeveynlere öneriler
Çocuğunuzun aşırı hareketli olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle bir çocuk psikiyatrisi uzmanına başvurmanız önemli. Uzmanlar, ebeveynlere şu önerilerde bulunuyor: Çocuğun günlük rutininde düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktiviteye yer verin; ekran süresini sınırlayın; olumlu davranışları pekiştirin; çocuğun enerjisini atabileceği oyun ve spor aktiviteleri planlayın. Unutmayın, her hareketli çocuk hiperaktif değildir; ancak doğru tanı ve erken müdahale, çocuğun gelişimi için kritik önem taşır.