Kaş Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki hemşirenin istifa etmesi, sağlık sektöründe uzun süredir tartışılan mobbing (yıldırma) sorununu yeniden alevlendirdi. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, kamuda yaşanan yıldırma olaylarına sert tepki göstererek, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu. Olay, hemşirelerin yoğun stres, ağır nöbet şartları ve psikolojik baskı altında çalıştığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sağlık Çalışanlarının Artan Yükü
Sağlık sektörü, pandemi sonrası dönemde artan iş yükü ve azalan personel sayısıyla mücadele ediyor. Özellikle hemşireler, hem fiziksel hem de psikolojik olarak tükenme noktasına gelmiş durumda. Kaş Devlet Hastanesi'nde istifa eden iki hemşirenin de benzer nedenlerle bu kararı aldığı öne sürülüyor. Konfederasyon Başkanı Osman Kaya, yaptığı açıklamada, "Kamuda mobbing sistematik bir hal almış durumda. Sağlık çalışanlarımız, hastalarla ve idarecilerle yaşadıkları sorunlar nedeniyle mesleklerini bırakma noktasına geliyor. Bu kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, sağlık çalışanlarına yönelik mobbingin sadece bireysel bir sorun olmadığını, aynı zamanda hasta bakım kalitesini de olumsuz etkilediğini belirtiyor. Mobbinge uğrayan sağlık personeli, iş motivasyonunu kaybediyor, tükenmişlik sendromu yaşıyor ve hatta intihar vakalarıyla karşı karşıya kalınabiliyor. Türk Hemşireler Derneği'nin 2024 yılı raporuna göre, hemşirelerin %68'i iş yerinde psikolojik şiddete maruz kaldığını ifade ediyor.
Mobbingle Mücadelede Yasal Düzenlemeler Yetersiz
Türkiye'de mobbing, 4857 sayılı İş Kanunu'nda doğrudan tanımlanmamış olsa da, işverenin işçiyi koruma yükümlülüğü kapsamında değerlendiriliyor. Ancak kamuda çalışan memurlar için durum daha karmaşık. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda mobbing tanımı yer almıyor. Bu nedenle mağdurlar, hukuki süreçlerde zorluk yaşıyor. Konfederasyon Başkanı Kaya, "Kamuda mobbingin önlenmesi için acilen yasal düzenleme yapılmalı. Ayrıca, idarecilere yönelik farkındalık eğitimleri zorunlu hale getirilmeli" dedi.
Sağlık Bakanlığı, son yıllarda beyaz kod uygulaması ve psikolojik destek hatları gibi bazı adımlar attı. Ancak sahadaki çalışanlar, bu önlemlerin yetersiz olduğunu vurguluyor. Özellikle taşra hastanelerinde mobbingin daha yaygın olduğu ve şikayet mekanizmalarının etkin çalışmadığı belirtiliyor. Kaş Devlet Hastanesi'ndeki istifalar, bu sorunun sadece büyükşehirlerde değil, ilçelerde de ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Konfederasyon, kamuda mobbingle mücadele için bir dizi öneri sundu. Bunlar arasında bağımsız bir mobbing izleme kurulu oluşturulması, şikayetlerin gizlilik esasına göre incelenmesi ve mobbing uygulayan idarecilere yönelik caydırıcı cezaların getirilmesi yer alıyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının nöbet koşullarının iyileştirilmesi, personel eksikliğinin giderilmesi ve psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması talep ediliyor.
Sağlık sendikaları da benzer taleplerle hükümete çağrı yapıyor. Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı, "Hemşirelerimiz gece gündüz demeden çalışıyor, ancak karşılığında yıldırma ve baskı görüyor. Bu durumun sorumluları hesap vermeli" açıklamasında bulundu. Öte yandan, bazı hastane yöneticileri mobbing iddialarını reddederek, sorunun kaynağının sistemik yetersizlikler olduğunu savunuyor.
Kamuoyu ve Gelecek Perspektifi
Kaş Devlet Hastanesi'ndeki istifalar, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Hemşireler, deneyimlerini paylaşarak dayanışma mesajları verdi. Sağlık çalışanlarının yaşadığı zorluklar, kamuoyunun büyük kesimi tarafından destek görüyor. Ancak sorunun çözümü için somut adımlar atılmadıkça, benzer istifaların artarak devam edeceği öngörülüyor.
Devlet Memurları Konfederasyonu, önümüzdeki günlerde konuyu yargıya taşıyacaklarını ve mobbing mağduru hemşirelerin haklarını sonuna kadar savunacaklarını duyurdu. Kamuoyu, hükümetin bu çağrılara ne yanıt vereceğini merakla bekliyor. Sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için sağlık çalışanlarının motivasyonu ve güvenliği kritik önem taşıyor. Mobbingin önlenmesi, sadece çalışan hakları değil, aynı zamanda toplum sağlığı açısından da elzem.