İstanbul Bahçeşehir'de 26 yaşındaki hemşire Ebru Anik, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eski sevgilisi Mustafa M. tarafından oturduğu sitenin girişinde darbedildi. Saldırının ardından yardım çağrısında bulunan Anik, "Bu adam ne kanundan ne uzaklaştırma kararından korkuyor. Ölmek istemiyorum. Kurtulmaya çok çalıştım" ifadelerini kullandı. Olay, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde koruma tedbirlerinin etkinliğini bir kez daha tartışmaya açtı.
Saldırı anı ve sonrası
Edinilen bilgilere göre, olay Bahçeşehir'de Ebru Anik'in oturduğu sitenin girişinde meydana geldi. Anik, bir süredir ilişkisini bitirdiği ve hakkında uzaklaştırma kararı çıkarttırdığı Mustafa M. ile site girişinde karşılaştı. İddiaya göre Mustafa M., genç hemşireye saldırarak darp etti. Çevredekilerin müdahalesiyle saldırgan olay yerinden uzaklaşırken, Anik sağlık ekiplerine haber verilerek hastaneye kaldırıldı. Tedavisinin ardından açıklamalarda bulunan Anik, yaşadığı korkuyu ve çaresizliği dile getirdi.
Ebru Anik, saldırganın daha önce de tehditlerde bulunduğunu ve uzaklaştırma kararına rağmen kendisini takip ettiğini belirtti. "Defalarca şikayetçi oldum, uzaklaştırma kararı aldırdım ama hiçbir sonuç alamadım. Bu adam ne kanundan ne uzaklaştırma kararından korkuyor. Ölmek istemiyorum. Kurtulmaya çok çalıştım" diyerek yetkililere seslendi. Genç hemşirenin sözleri, koruma tedbirlerinin uygulanmasındaki eksiklikleri gözler önüne serdi.
Koruma kararı neden işe yaramadı?
Uzaklaştırma kararı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen en yaygın koruma tedbirlerinden biri. Ancak uygulamada, kararın tebliği, takibi ve ihlali durumunda yaptırımın caydırıcılığı konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Uzmanlar, elektronik kelepçe gibi alternatif koruma yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve ihlallerde tutuklama gibi daha sert yaptırımların devreye girmesi gerektiğini vurguluyor.
Ebru Anik'in yaşadığı olay, son yıllarda artan kadına yönelik şiddet vakalarının bir parçası. Türkiye'de kadın dernekleri, 6284 sayılı kanunun etkin uygulanmadığını, karakollarda ve mahkemelerde yaşanan aksaklıklar nedeniyle birçok kadının hayatını kaybettiğini belirtiyor. Anik'in "Ölmek istemiyorum" çığlığı, aslında binlerce kadının ortak sesi.
Saldırgan Mustafa M.'nin olay sonrası gözaltına alınıp alınmadığı henüz netleşmedi. Emniyet yetkilileri, konuyla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Ebru Anik'in avukatı, müvekkilinin koruma kararına rağmen saldırıya uğradığını belirterek, saldırganın en ağır şekilde cezalandırılması için hukuki süreci başlattıklarını açıkladı.
Kadın hakları savunucuları, bu tür olayların önlenmesi için acil eylem planı çağrısı yapıyor. Uzaklaştırma kararlarının etkin denetimi, kolluk kuvvetlerinin düzenli kontrolü ve mağdurlara yönelik psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, saldırganlara yönelik rehabilitasyon programlarının zorunlu hale getirilmesi ve şiddet eğilimli bireylerin takibinin sıkılaştırılması öneriliyor.
Ebru Anik'in yaşadıkları, kadına yönelik şiddetin sadece fiziksel değil, aynı zamanda hukuki ve toplumsal boyutlarını da gözler önüne seriyor. Bir hemşire olarak hayat kurtarmaya çalışan genç kadın, şimdi kendi hayatını kurtarmak için mücadele ediyor. Yetkililerin bu çağrıya kulak vermesi ve benzer olayların yaşanmaması için somut adımlar atması gerekiyor.