Ankara Tabip Odası (ATO), sağlıkta kullanılan REDES (Reçete Değerlendirme Sistemi) ve MEDULA (Medula Sağlık Entegrasyonu) uygulamalarının hekimlerin mesleki özerkliğini kısıtladığını ve tıbbi kararlarını baskı altına aldığını bildirdi. ATO tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu sistemlerin hekimleri teşhis ve tedavi süreçlerinde kısıtlayarak, mesleki bilgi ve deneyimlerini göz ardı ettiği vurgulandı. Açıklamada, REDES ve MEDULA'nın hekimler üzerinde bir denetim aracı olarak kullanıldığı ve mesleki bağımsızlığı zedelediği ifade edildi. Oda, uygulamaların kaldırılması veya hekimlerin mesleki özerkliğini koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
REDES ve MEDULA nedir, hekimler neden karşı çıkıyor?
REDES (Reçete Değerlendirme Sistemi), Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen ve reçetelerin elektronik ortamda incelenmesini sağlayan bir sistemdir. MEDULA ise sağlık hizmetlerinin faturalandırılması ve geri ödeme süreçlerini yöneten bir entegrasyon platformudur. Bu sistemler, özellikle reçete yazımı sırasında hekimlere çeşitli uyarılar ve kısıtlamalar getiriyor. Örneğin, belirli ilaçların yazılması için ek onay mekanizmaları devreye giriyor veya hekimin tercih ettiği tedavi yöntemleri sorgulanıyor. Hekimler, bu müdahalelerin tıbbi bilgi ve deneyimlerini yok saydığını, hastanın bireysel ihtiyaçlarını göz ardı ettiğini belirtiyor. ATO, bu uygulamaların hekimler üzerinde bir baskı aracı haline geldiğini ve mesleki özerkliği ortadan kaldırdığını savunuyor.
Mesleki özerklik vurgusu
ATO'nun açıklamasında, hekimlik mesleğinin temel taşlarından birinin mesleki özerklik olduğu hatırlatıldı. Hekimlerin, hastalarının tedavi süreçlerinde en doğru kararı verebilmek için bilimsel bilgi ve klinik deneyimlerine güvenmeleri gerektiği belirtildi. Ancak REDES ve MEDULA gibi sistemlerin, hekimleri belirli protokollere ve kısıtlamalara zorlayarak bu özerkliği zedelediği ifade edildi. Açıklamada, "Hekimlerin mesleki özerkliği, hasta güvenliği ve tedavi kalitesi için vazgeçilmezdir. Bu sistemler, hekimleri adeta birer memur gibi yönlendirmekte ve tıbbi kararlarını sorgulamaktadır" denildi.
Ayrıca, sistemlerin getirdiği yoğun bürokratik yükün hekimlerin asıl işi olan hastaya ayıracağı zamanı azalttığı vurgulandı. Hekimler, her reçete yazımında karşılaştıkları uyarılar ve onay süreçleri nedeniyle zaman kaybı yaşadıklarını ve bu durumun hasta memnuniyetini olumsuz etkilediğini dile getiriyor. ATO, bu tür uygulamaların hekimleri tükenmişliğe ittiğini ve meslekten soğuttuğunu belirterek, yetkilileri bu konuda acil adım atmaya çağırdı.
Sağlıkta dijitalleşme ve denetim dengesi
Sağlıkta dijitalleşme, son yıllarda hızla artan bir trend. Elektronik reçete, e-Nabız, uzaktan sağlık hizmetleri gibi uygulamalar, sağlık hizmetlerinin daha verimli ve erişilebilir olmasını sağlıyor. Ancak bu dijitalleşme sürecinde, hekimlerin mesleki özerkliği ile denetim arasındaki denge hassas bir konu. REDES ve MEDULA, aslında sağlık harcamalarını kontrol altına almak, suiistimalleri önlemek ve standart tedavi protokollerini uygulamak amacıyla geliştirildi. Ancak hekimler, bu sistemlerin katı kurallarının tıbbi gerekliliklerle çeliştiğini ve hastaya özel durumların göz ardı edildiğini savunuyor.
Örneğin, kronik bir hastanın tedavisinde hekimin uygun gördüğü bir ilaç, REDES tarafından "endikasyon dışı" olarak işaretlenebiliyor ve hekimin ek açıklama yapması isteniyor. Bu tür durumlar, hekimlerin kendilerini sürekli savunma pozisyonunda hissetmelerine neden oluyor. ATO, bu sistemlerin hekimleri birer "veri giriş elemanı" haline getirdiğini ve asıl tıbbi kararların arka plana atıldığını belirtiyor.
Hekimlerden tepkiler
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz bir hekim, "REDES ve MEDULA, hastanın tedavisinde hekimin insiyatifini tamamen ortadan kaldırıyor. Bizler, tıp eğitimi boyunca hastaya en uygun tedaviyi seçmek için eğitiliyoruz, ancak bu sistemler bizi bir kalıba sokuyor. Hastanın özel durumunu açıklamak için saatler harcıyoruz, bu da hasta bakımına ayıracağımız zamanı çalıyor" dedi. Başka bir hekim ise, "Bu sistemler yüzünden hastaya istediğim ilacı yazamıyorum, alternatiflerle uğraşırken hasta mağdur oluyor. Mesleki özerkliğimiz yok sayılıyor" ifadelerini kullandı.
ATO, bu tür geri bildirimleri dikkate alarak, Sağlık Bakanlığı'na bir çağrıda bulundu. Oda, REDES ve MEDULA'nın hekimlerin mesleki özerkliğini koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi, gerekirse kaldırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, hekimlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve sistemlerin hekimlerle işbirliği içinde geliştirilmesi önerildi. ATO, konunun takipçisi olacaklarını ve gerekli durumlarda yasal yollara başvurabileceklerini açıkladı.
Sağlık politikalarında hekim özerkliği tartışması
REDES ve MEDULA tartışması, aslında daha geniş bir sağlık politikası sorununa işaret ediyor: Hekimlerin mesleki özerkliği ile sağlık sisteminin denetim ve maliyet kontrolü ihtiyacı arasındaki denge. Son yıllarda Türkiye'de sağlıkta dönüşüm programı kapsamında birçok dijital uygulama hayata geçirildi. Bu uygulamalar, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefledi. Ancak hekimler, bu süreçte karar alma mekanizmalarından dışlandıklarını ve mesleki otoritelerinin zayıflatıldığını düşünüyor.
Uzmanlar, sağlıkta dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu ancak bunun hekimlerin mesleki özerkliğini ortadan kaldırmadan yapılması gerektiğini vurguluyor. Hekimlerin, sistemlerin tasarımında ve karar süreçlerinde aktif rol alması, hem hasta güvenliği hem de sağlık hizmetlerinin etkinliği açısından kritik. Aksi halde, hekimlerin motivasyonu düşecek, tükenmişlik artacak ve sağlık hizmetlerinin kalitesi olumsuz etkilenecek. ATO'nun bu çıkışı, sağlık politikalarında hekim özerkliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanlığı'nın bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ve REDES ile MEDULA'da değişiklik yapılıp yapılmayacağı merakla bekleniyor.