Hekim Birliği Sendikası, 28-29-30 Eylül tarihlerinde üç günlük iş bırakma eylemi düzenleme kararı aldı. Sendika yönetimi, eylemin temel gerekçesini “hekimlerin özlük hakları ve kamu sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği” olarak açıkladı. Karar, sağlık emekçilerinin uzun süredir dile getirdiği sorunlara çözüm bulunamaması üzerine alındı. Eylem, Türkiye genelinde tüm kamu hastanelerinde ve aile sağlığı merkezlerinde uygulanacak. Sendika, eylemin barışçıl ve demokratik hak arama çerçevesinde gerçekleşeceğini belirtti.
Eylem Takvimi ve Kapsamı
Hekim Birliği Sendikası’nın açıklamasına göre eylem, 28 Eylül Salı günü başlayıp 30 Eylül Perşembe günü sona erecek. Üç gün boyunca hekimler, poliklinik hizmetlerini durdurarak acil servislerde ve yoğun bakımlarda asgari düzeyde hizmet verecek. Sendika, acil hastaların mağdur edilmemesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığını duyurdu. Eylem kapsamında ayrıca kamu hastanelerinde tanı ve tedavi hizmetleri aksayacak; ancak kronik hastaların ilaç raporları ve acil müdahaleler öncelikli olarak sürdürülecek.
Sendika yönetimi, eylemin sadece hekimleri değil, tüm sağlık çalışanlarını ilgilendiren yapısal sorunlara dikkat çekmek amacıyla planlandığını vurguladı. “Amacımız hastalarımızı mağdur etmek değil; aksine, nitelikli sağlık hizmetinin önündeki engelleri kaldırmaktır” ifadeleri kullanıldı. Eylem kararı, sendikanın genel merkezinde yapılan olağanüstü toplantıda oy birliğiyle alındı.
Talep Edilenler: Ayrıcalık Değil, Hak
Hekim Birliği Sendikası’nın kamuoyuyla paylaştığı talep listesi şu başlıklardan oluşuyor:
- Hekim maaşlarının enflasyon karşısında erimesini önleyecek, insanca yaşamı sağlayacak ücret düzenlemesi.
- Sağlıkta şiddetin önlenmesi için caydırıcı cezalar ve güvenlik önlemleri.
- Nöbet ücretlerinin ve ek ödemelerin iyileştirilmesi, nöbet sayılarının azaltılması.
- Kamu hastanelerinde personel eksikliğinin giderilmesi, hekim başına düşen hasta sayısının düşürülmesi.
- Liyakat ve kariyer basamaklarının objektif kriterlere bağlanması.
- Sağlıkta dönüşüm programının yarattığı performans baskısının kaldırılması.
Sendika sözcüsü, “Bu talepler ayrıcalık değil, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlık hakkının gereğidir. Hekimlerin çalışma koşulları düzeltilmeden halkın sağlık hizmeti de düzelmez” dedi. Taleplerin büyük bölümü, yıllardır çeşitli platformlarda dile getirilmesine rağmen somut bir adım atılmadığı belirtiliyor.
Sağlık Bakanlığı’ndan İlk Açıklama
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, eylem kararının ardından yaptıkları yazılı açıklamada, “Hekimlerimizin taleplerini anlıyoruz; ancak hizmetin aksamaması için diyalog kanalları açık tutulmalıdır” görüşünü paylaştı. Bakanlık, eylem süresince acil servislerin ve pandemi birimlerinin kesintisiz çalışacağını, gerekli durumlarda il dışından takviye hekim görevlendirilebileceğini bildirdi. Öte yandan, bazı hastane yönetimleri, eylem nedeniyle poliklinik randevularının erteleneceğini ve hastaların SMS ile bilgilendirileceğini duyurdu.
Hekimlerin Çalışma Koşulları: Rakamlarla Tablo
Türkiye’de hekim başına düşen hasta sayısı, OECD ortalamasının oldukça üzerinde. Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, bir hekim günde ortalama 60-80 hastaya bakmak zorunda kalıyor. Nöbetler 24 saati aşabiliyor, haftalık çalışma süresi 60 saati geçebiliyor. Son beş yılda hekim intiharlarındaki artış, mesleki tükenmişliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Ayrıca, pandemi döneminde artan iş yükü ve şiddet olayları, hekimlerin meslekten ayrılma eğilimini güçlendirdi. Sendika, son iki yılda 5 binden fazla hekimin istifa ettiğini veya yurt dışına gittiğini belirtiyor.
Eylemin Olası Etkileri ve Kamuoyu Tepkisi
Üç günlük eylem, sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açabilir. Özellikle büyükşehirlerdeki eğitim ve araştırma hastanelerinde yoğunluk bekleniyor. Hasta yakınları, randevularının iptal edilmesinden endişe duyuyor. Ancak sendika, eylemin “hastaları değil, sistemi hedef aldığını” savunuyor. Kamuoyunda ise hekimlere destek veren kesimler olduğu gibi, “hizmetin aksatılmasının doğru olmadığını” düşünenler de var. Sağlık emekçileri, eylemin ardından taleplerinin karşılanmaması halinde daha kapsamlı eylemlerin gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Bağımsız Değerlendirme: Sağlık Hakkı ve Emek Mücadelesi
Hekimlerin üç günlük eylemi, sağlık sisteminin kronikleşen sorunlarını bir kez daha görünür kılıyor. Taleplerin “ayrıcalık” değil, evrensel sağlık hakkının ve çalışan onurunun gereği olduğu açık. Ne var ki, bu tür eylemlerin hastalar üzerinde yaratacağı mağduriyet, konunun tarafları arasında duyarlı bir denge gözetilmesini zorunlu kılıyor. Uzun vadede çözüm, sağlıkta şiddetin önlenmesi, istihdamın artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesiyle mümkün. Aksi halde, hem hekimlerin hem de hastaların kaybettiği bir kısır döngü derinleşecek. 28-30 Eylül’deki eylem, bu döngüyü kırma adına bir uyarı niteliğinde.