Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, Mısır'da yaşanan kalite, termin ve enerji arzı kaynaklı sorunlar nedeniyle bazı hazır giyim gruplarının üretimlerini Türkiye'ye geri kaydırmaya başladığını duyurdu. Bloomberg HT'ye konuşan Narbay, 2026 yılını sektör için "ayakta kalma yılı" olarak nitelendirirken, asıl toparlanmanın 2027'de başlayabileceğini ifade etti.
Mısır'da yaşanan sorunlar ve Türkiye'ye dönüş
Narbay, Mısır'da tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren bazı firmaların, üretimde kalite standartlarının düşmesi, termin tarihlerine uyulamaması ve sık sık yaşanan enerji kesintileri nedeniyle Türkiye'ye yöneldiğini belirtti. "Özellikle Avrupalı müşteriler, Mısır'dan tedarikte güven sorunu yaşamaya başladı. Bu da Türkiye'nin avantajını artırdı" dedi. Dönüşün henüz sınırlı sayıda firma ile başladığını ancak önümüzdeki dönemde ivme kazanmasını beklediklerini söyledi.
2026: Ayakta kalma yılı
TGSD Başkanı, 2025 yılının sektör için zorlu geçtiğini, siparişlerde daralma ve maliyet artışlarının devam ettiğini aktardı. "Asıl toparlanma 2027'de olacak. 2026 ise ayakta kalma yılı olacak. Şirketlerin nakit akışını yönetmesi, verimliliği artırması ve yeni pazarlara açılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Narbay, TCMB'nin faiz indirimleri ve kredi genişlemesinin sektöre nefes aldırabileceğini ancak kalıcı toparlanma için yapısal reformların şart olduğuna dikkat çekti.
Küresel rekabet ve Türkiye'nin konumu
Türkiye, hazır giyimde dünyanın önde gelen tedarikçilerinden biri olarak Bangladeş, Vietnam ve Mısır gibi ülkelerle rekabet ediyor. Narbay, Mısır'daki dönüşün Türkiye için fırsat olduğunu ancak bu avantajın sürdürülebilmesi için enerji maliyetlerinin düşürülmesi, işgücü verimliliğinin artırılması ve dijital dönüşümün hızlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil dönüşümün sektöre entegre edilmesi konusunda adımlar beklediklerini ifade etti.
Sektörde beklentiler ve öngörüler
Narbay, 2024 yılında ihracatın 20 milyar doların altına gerilediğini hatırlatarak, 2025 hedefinin 18-19 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. İç piyasada ise talebin zayıf seyrettiğini, mağaza satışlarında yüzde 20'ye varan düşüşler yaşandığını belirtti. Bununla birlikte, "Mısır'dan dönen grupların yanı sıra, Ukrayna ve Orta Doğu pazarlarındaki canlanma umut verici" dedi. Sektörün geleceğine dair değerlendirmesinde, "Krizi fırsata çevirmek için AR-GE'ye yatırım yapmalı, markalaşmaya ağırlık vermeliyiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de hazır giyim sektörü, 1,5 milyona yakın istihdamı ve 30 milyar dolarlık üretim hacmiyle ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam ediyor. Mısır'dan dönüş, sektörün kısa vadede nefes almasını sağlasa da uzun vadeli rekabetçilik için yapısal dönüşüm kaçınılmaz görünüyor.