Avukatın Sesi İnisiyatifi öncülüğünde bir araya gelen 75 kişi, hayvanlara yönelik şiddet ve hak ihlallerine karşı Uluslararası Cenevre Hayvan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. İstanbul Adliyesi önünde düzenlenen basın açıklamasında, 2024 yılında yapılan yasal düzenlemenin ardından yaşanan hayvan ölümleri ve barınak koşullarındaki kötüleşme eleştirildi. Başvuru, Türkiye’deki hayvan hakları ihlallerinin uluslararası platforma taşınması açısından bir ilk olma özelliği taşıyor.
İstanbul Adliyesi Önünde ‘Adalet’ Çağrısı
İstanbul Adliyesi önünde toplanan grup, “Hayvanlar için adalet istiyoruz” sloganları attı. Avukatın Sesi İnisiyatifi sözcüsü, yaptığı açıklamada, 2024 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin sahada olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Özellikle sokak hayvanlarına yönelik müdahalelerin arttığını, barınaklarda kapasite yetersizliği ve kötü muamele iddialarının çoğaldığını vurguladı.
Başvuruda, 2024 yılı boyunca hayvanlara yönelik şiddet olaylarının sayısında ciddi artış yaşandığı, buna karşın sorumluların cezasız kaldığı ifade edildi. Grup, topladıkları 75 imzayı Uluslararası Cenevre Hayvan Hakları Mahkemesi’ne sunarak, uluslararası düzeyde bir soruşturma başlatılmasını talep etti. Başvuru dilekçesinde, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere atıfta bulunularak, hayvan haklarının bir insan hakkı meselesi olduğu savunuldu.
2024 Düzenlemesi ve Sonrasında Yaşananlar
2024 yılında kabul edilen yasal düzenleme, sokak hayvanlarının toplanması ve barınaklara yerleştirilmesi gibi konularda yeni uygulamalar getirmişti. Düzenlemenin ardından hayvan hakları savunucuları, barınaklardaki koşulların iyileştirilmediğini, aksine hayvan ölümlerinin arttığını öne sürdü. Özellikle büyükşehirlerdeki barınaklarda yaşanan kapasite sorunu ve salgın hastalıklar, hayvanseverlerin tepkisini çekmişti.
Avukatın Sesi İnisiyatifi, düzenlemenin ardından hayvanlara yönelik şiddet olaylarında artış olduğunu belirterek, bu olayların faillerinin yeterince cezalandırılmadığını dile getirdi. Grup, 2024’ün ilk altı ayında en az 150 hayvanın öldürüldüğünü, bunlardan sadece küçük bir kısmının adliyeye taşındığını iddia etti. Bu veriler, başvuru dilekçesine de eklenerek uluslararası mahkemeye sunuldu.
Uluslararası Cenevre Hayvan Hakları Mahkemesi Nedir?
Uluslararası Cenevre Hayvan Hakları Mahkemesi, hayvan hakları ihlallerini küresel ölçekte incelemek üzere kurulmuş bir platformdur. Mahkeme, doğrudan yargılama yetkisine sahip olmasa da, ihlalleri raporlayarak uluslararası kamuoyu oluşturmayı ve devletleri harekete geçirmeyi amaçlar. Türkiye’den yapılan bu başvuru, mahkemenin Türkiye ile ilgili ilk ciddi dosyalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Hayvan hakları uzmanları, Cenevre’ye yapılan başvurunun sembolik de olsa önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Zira bu tür girişimler, uluslararası baskı mekanizmalarını devreye sokarak yerel yönetimleri ve hükümetleri daha etkin önlem almaya zorlayabilir. Ancak uzmanlar, somut sonuç alınabilmesi için başvurunun takipçisi olunması ve uluslararası sözleşmelere uyum konusunda kararlılık gösterilmesi gerektiğini vurguluyor.
Hayvan Hakları Savunucuları Ne İstiyor?
Grup, başvurunun yanı sıra Türkiye’deki yetkililere de çağrıda bulundu. Talepler arasında şunlar yer alıyor:
- 2024 düzenlemesinin gözden geçirilmesi ve hayvan haklarını güçlendirecek yeni yasal adımlar atılması,
- Barınak koşullarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi,
- Hayvanlara yönelik şiddet olaylarında faillere caydırıcı cezalar verilmesi,
- Yerel yönetimlerin hayvan refahı konusunda denetlenmesi ve şeffaf raporlama yapması.
Avukatın Sesi İnisiyatifi temsilcileri, hayvan haklarının siyasi bir mesele olmadığını, evrensel bir adalet sorunu olduğunu ifade etti. Açıklamada, “Hayvanların sesi olmak, insanlığın vicdanı olmaktır” denildi.
Bağlam: Türkiye’de Hayvan Hakları ve Siyasi Yansımalar
Türkiye’de hayvan hakları son yıllarda giderek daha fazla siyasi tartışmanın parçası haline geldi. 2024’teki yasal değişiklik, iktidar ve muhalefet arasında sert tartışmalara yol açmıştı. Muhalefet partileri, düzenlemenin hayvanları korumaktan çok onları mağdur ettiğini savunurken, iktidar kanadı düzenlemenin kamu güvenliği ve sağlık gerekçesiyle gerekli olduğunu öne sürmüştü. Sivil toplum kuruluşları ise sürecin şeffaf yürütülmediğini ve hayvanseverlerin görüşlerinin dikkate alınmadığını belirtiyor.
Cenevre başvurusu, bu tartışmayı uluslararası alana taşıyarak Türkiye’nin imajı üzerinde de etkili olabilir. Hayvan hakları ihlalleri, son yıllarda Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşların Türkiye raporlarında da yer alıyor. Dolayısıyla bu başvuru, yalnızca hayvanseverlerin değil, aynı zamanda insan hakları savunucularının da dikkatini çekmiş durumda.
Önümüzdeki günlerde, Uluslararası Cenevre Hayvan Hakları Mahkemesi’nin başvuruyu nasıl ele alacağı ve Türkiye’den nasıl bir yanıt geleceği merak konusu. Hayvan hakları savunucuları, mücadelelerinin süreceğini ve seslerini daha güçlü duyuracaklarını belirtiyor.