Hatay’ın İskenderun ilçesinde, kaldırım işgallerine yönelik denetim yapan zabıta ekipleri ile bir işletme sahibi arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Yaya yolunu kapatan reklam tabelasını kaldırmak isteyen ekiplere esnaf, “Belediye başkanı akrabamdır, arayacağım” diyerek direndi. Ancak bu çıkış, zabıtanın kararlılığını değiştirmedi; ekipler tabelayı sökerek kaldırımı yeniden yayalara açtı.
Olay nasıl gelişti?
Edinilen bilgilere göre, İskenderun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde yaya kaldırımlarını işgal eden unsurlara yönelik rutin denetimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda, Çay Mahallesi’nde bulunan bir işletmenin, kaldırım üzerine yerleştirdiği büyük boy reklam tabelası dikkat çekti. Tabelanın yaya geçişini engellediğini tespit eden ekipler, işletme sahibinden tabelayı kaldırmasını istedi.
İşletmeci, tabelayı kaldırmayı reddederek, “Belediye başkanı akrabamdır, arayacağım” dedi. Bunun üzerine zabıta ekipleri, yasal mevzuat çerçevesinde işlem yapmaya devam etti. Ekipler, tabelayı sökerek kaldırımı temizledi. Olay sırasında herhangi bir arbede yaşanmadığı öğrenildi.
Zabıtadan kararlı duruş
İskenderun Belediyesi yetkilileri, kaldırım işgallerinin kamu düzenini bozduğunu ve yayaların güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, denetimlerin aralıksız süreceğini vurguladı. Zabıta ekiplerinin, “akrabalık” iddiasına rağmen görevini yapmaktan geri durmadığı, eşitlik ilkesi gereği herkese aynı kuralların uygulandığı ifade edildi.
Uzmanlar, kaldırım işgalinin sadece görsel kirlilik değil, aynı zamanda engelli vatandaşlar, yaşlılar ve çocuklar için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu belirtiyor. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, işgal edilen kamusal alanların boşaltılması ve idari para cezası uygulanması öngörülüyor.
İskenderun’da kaldırım denetimleri artıyor
Son dönemde İskenderun Belediyesi, özellikle cadde ve sokaklarda yaya kaldırımlarını işgal eden tabela, masa, sandalye ve tezgâhlara yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Belediye ekipleri, hem esnafı uyarıyor hem de gerekli durumlarda yasal işlem başlatıyor. Vatandaşlar ise kaldırımların açılmasından memnun.
Bir mahalle sakini, “Kaldırımda yürüyemiyorduk, bebek arabasıyla geçmek imkânsızdı. Zabıtanın müdahalesi çok yerinde oldu” dedi. Esnafın bir kısmı ise ekonomik zorluklar nedeniyle tabelalarını kaldırmakta isteksiz davranıyor.
Başkan akrabalığı iddiası ne anlama geliyor?
Olayda geçen “Belediye başkanı akrabamdır” ifadesi, kamu görevlilerinin tarafsızlığı ve liyakat konusunu yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de zaman zaman yerel yönetimlerde benzer iddialar dile getiriliyor. Ancak hukuk devleti ilkesi gereği, hiçbir kişisel ilişki kamu görevinin icrasını engelleyemez. Zabıta ekiplerinin bu tür baskılara boyun eğmemesi, yerel yönetimlerin kurumsal iradesini göstermesi açısından önem taşıyor.
İskenderun Belediyesi’nden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak belediye kaynakları, denetimlerin kararlılıkla süreceğini, hiçbir ayrıcalığa izin verilmeyeceğini bildirdi.
Kaldırım işgali neden önemli?
Kaldırım işgali, Türkiye’nin birçok şehrinde yaygın bir sorun. Özellikle ticari yoğunluğun fazla olduğu bölgelerde, esnafın ürünlerini sergilemek veya dikkat çekmek için kaldırımları kullanması, yaya akışını zorlaştırıyor. Bu durum, engelli erişilebilirliğini kısıtladığı gibi, yayaların trafiğe inmek zorunda kalmasına ve kazalara davetiye çıkarıyor.
Belediyeler, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında denetim yetkisine sahip. Ayrıca Kabahatler Kanunu’nun 38. maddesi, izinsiz işgal için idari para cezası öngörüyor. Buna rağmen, denetimlerin yetersizliği veya esnafla yaşanan diyalog sorunları, işgallerin devam etmesine yol açabiliyor.
Sonuç ve değerlendirme
İskenderun’da yaşanan olay, yerel yönetimlerin kaldırım işgallerine karşı tutumunu göstermesi bakımından dikkate değer. Zabıta ekiplerinin, “başkan akrabası” söylemine rağmen görevini aksatmaması, hukuk önünde eşitlik ilkesinin bir yansıması olarak yorumlandı. Ancak olayın ardından belediyenin resmi bir açıklama yapmaması, akıllarda soru işareti bıraktı. Önümüzdeki günlerde benzer denetimlerin artarak sürmesi bekleniyor. Kamu alanlarının işgal edilmesinin önlenmesi, sadece zabıtanın değil, aynı zamanda esnafın duyarlılığı ve vatandaşın bilinçli tutumuyla mümkün olabilir.