Hatay'da deprem sonrası toparlanma sürecinde kadınların ekonomik güçlenmesi, bakım hizmetlerine erişimi ve yerel dayanışma ağlarının kritik rolü, Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Vakfı işbirliğiyle hazırlanan yeni bir raporda ele alındı. Rapor, afet sonrası dirençli bir yaşam inşa edilmesi için kadın odaklı politikaların ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının gerekliliğini vurguluyor. Uzmanlar, toplumsal cinsiyet eşitliğinin afet yönetiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtiyor.
Kadınların Ekonomik Güçlenmesi ve Bakım Yükü
Rapora göre, deprem sonrası dönemde kadınlar hem ekonomik zorluklarla hem de artan bakım yüküyle mücadele ediyor. Geleneksel toplumsal roller, kadınların iş gücüne katılımını kısıtlarken, bakım hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar bu yükü daha da ağırlaştırıyor. Sivil Toplum için Destek Vakfı ve Türkiye Mozaik Vakfı'nın desteklediği projeler, kadınların yerel üretim kooperatifleri ve mesleki eğitim programları aracılığıyla gelir elde etmelerini sağlamayı hedefliyor. Raporda, kadınların karar alma mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bakım hizmetleri konusunda ise kreş, yaşlı bakımı ve engelli bakımı gibi hizmetlerin afet sonrası dönemde aksaması, kadınların iş ve günlük yaşam dengesini olumsuz etkiliyor. Rapor, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu alanda acil destek mekanizmaları oluşturması çağrısında bulunuyor.
Yerel Dayanışma Ağları ve Sürdürülebilirlik
Hatay'da deprem sonrası oluşan dayanışma ağları, kadınların hem psikolojik hem de ekonomik olarak ayakta kalmasında hayati bir rol oynadı. Mahalle bazlı kadın grupları, dayanışma dernekleri ve kooperatifler, kaynakların adil dağıtımı ve bilgi akışının sağlanmasında etkili oldu. Ancak rapor, bu ağların sürdürülebilirliği için kurumsal destek ve finansmanın şart olduğunu belirtiyor. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve uluslararası fon sağlayıcılar arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerekiyor.
Türkiye Mozaik Vakfı temsilcileri, raporun saha çalışmalarında kadınların seslerine doğrudan yer verdiğini ve çözüm önerilerinin bu deneyimlerden yola çıkılarak geliştirildiğini ifade ediyor. Vakıf, kadınların afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde aktif rol almasının toplumsal direnci artıracağını savunuyor.
Afet Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Perspektifi
Rapor, afet yönetimi politikalarının toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Kadınların afet öncesi hazırlık, müdahale ve sonrası iyileştirme aşamalarında karar alma süreçlerine katılımı, toplumun genel dayanıklılığını artırıyor. Ancak mevcut politikaların çoğu, kadınların özgül ihtiyaçlarını göz ardı ediyor. Raporda, yerel yönetimlere ve merkezi hükümete, kadın örgütleriyle işbirliği içinde cinsiyete duyarlı afet planları geliştirme çağrısı yapılıyor.
Sivil Toplum için Destek Vakfı, kadın derneklerinin ve inisiyatiflerinin güçlendirilmesi için hibe programları ve kapasite geliştirme çalışmaları yürütüyor. Bu destekler, kadınların kendi topluluklarında liderlik rollerini üstlenmelerini ve sürdürülebilir projeler hayata geçirmelerini sağlıyor. Vakıf, deprem bölgesindeki kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının uzun vadeli toparlanma için elzem olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, Hatay özelinde kadın dayanışmasının güçlü bir potansiyel taşıdığını, ancak bunun sistematik destekle buluşmadığı takdirde kalıcı olamayacağını ifade ediyor. Rapor, afet sonrası yardımların kadınların ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi ve karar mekanizmalarında eşit temsilin sağlanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Dirençli bir yaşam inşası için kadınların güçlenmesi, toplumsal iyileşmenin anahtarı olarak görülüyor.