Hatay'da 20 yaşındaki marangoz çırağı Abdurrahman Evli, adına bilgisi dışında banka hesapları açılarak sosyal medyada yayımlanan sahte kiralık bungalov ve çeşitli ilanlarla dolandırıcılık yapıldığı iddiasıyla yargılanıyor. İddianamede, genç için 250 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Olay, IBAN üzerinden yürütülen dolandırıcılık ağının masum bir genci nasıl hedef aldığını gözler önüne serdi.
Olayın Anatomisi: Sahte İlanlar ve IBAN Kirliliği
Edinilen bilgilere göre, Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşayan Abdurrahman Evli, marangoz çırağı olarak çalışırken bir gün bankadan gelen hesaplarına el konulduğu bilgisini aldı. Yapılan incelemede, genç adamın kimlik bilgileri kullanılarak farklı bankalarda hesaplar açıldığı, bu hesapların sosyal medya platformlarında yayımlanan sahte kiralık bungalov, araç ve tatil evi ilanları üzerinden para toplamak için kullanıldığı tespit edildi. Dolandırıcılar, kurbanlardan kapora veya ön ödeme adı altında para talep ediyor, parayı Evli'nin adına açılan IBAN'lara yönlendiriyordu. Paranın gelmesinin ardından hesaplar boşaltılıyor ve genç adam tüm suçlamalarla baş başa kalıyordu.
İddianameye göre, şebeke üyeleri sosyal medyada özellikle tatil sezonunda rağbet gören bungalov ilanlarıyla onlarca kişiyi dolandırdı. Mağdurların şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, para transferlerinin Evli'nin hesaplarına yapıldığı belirlendi. Ancak genç adam, hesapların kendi rızası dışında açıldığını, kimlik bilgilerinin çalındığını savunuyor. Avukatı, müvekkilinin dolandırıcılık şebekesiyle hiçbir bağlantısı olmadığını, aksine mağdur olduğunu dile getirdi.
250 Yıl Hapis İstemi ve Hukuki Süreç
Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Abdurrahman Evli'nin "nitelikli dolandırıcılık" suçunu işlediği öne sürülerek 250 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanması talep edildi. Suçlamanın ağırlığı, dolandırıcılık suçunun birden fazla kişiye karşı ve bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi nedeniyle artırıldı. Genç adam, ilk duruşmada suçlamaları reddederek, "Ben marangoz çırağıyım, böyle bir şey yapmadım. Hesapları ben açmadım, kimliğim kullanıldı" dedi. Mahkeme, delillerin toplanması için süre verirken, Evli'nin tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
Olayın ortaya çıkmasının ardından genç adamın ailesi ve çevresi büyük şok yaşadı. Baba Mehmet Evli, oğlunun hayatı boyunca hiçbir suça karışmadığını, çalışkan bir genç olduğunu belirterek, "Oğlumun adını kullanarak insanları dolandırmışlar. Biz şimdi kendimizi aklamaya çalışıyoruz. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
IBAN Dolandırıcılığı Nasıl İşliyor?
Uzmanlar, son yıllarda artan IBAN kirliliği dolandırıcılığına karşı vatandaşları uyarıyor. Dolandırıcılar, genellikle kimlik bilgilerini çeşitli yollarla ele geçirerek masum kişiler adına banka hesapları açıyor veya mevcut hesapları ele geçiriyor. Ardından sahte ilanlar, iş teklifleri veya yardım kampanyaları düzenleyerek mağdurlardan para topluyor. Parayı aldıktan sonra hesapları boşaltıp kayıplara karışıyorlar. Hesap sahibi ise kendini bir anda dolandırıcılık suçlamasıyla mahkemede buluyor. Bu tür olaylarda, hesap sahibinin suç kastı olup olmadığı titizlikle araştırılmalı; ancak mağdurların şikayeti üzerine başlatılan soruşturmalarda masum kişiler de zan altında kalabiliyor.
Emniyet yetkilileri, vatandaşların kimlik bilgilerini korumaları, banka hesaplarını düzenli kontrol etmeleri ve tanımadıkları kişilerle para alışverişi yapmamaları gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sosyal medyada karşılaşılan ilanlarda ön ödeme yapmadan önce mutlaka doğrulama yapılması gerektiği belirtiliyor. Bu tür dolandırıcılık ağlarının çökertilmesi için siber suçlarla mücadele ekiplerinin daha etkin çalışması gerektiği ifade ediliyor.
Abdurrahman Evli'nin davası, IBAN üzerinden işlenen dolandırıcılık suçlamalarında masumiyetin ispatının ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösterdi. Genç adamın avukatı, müvekkilinin kimlik bilgilerinin nasıl ele geçirildiğinin araştırılması ve gerçek suçluların bulunması için çaba sarf ediyor. Toplumda bu tür mağduriyetlerin önüne geçmek için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde farkındalık artırıcı çalışmalar yapılması gerekiyor. Adalet Bakanlığı'nın bu tür davalarda mağduriyetleri önleyici yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığı biliniyor.