İstanbul Bayrampaşa Belediyesi’nde yaşanan yolsuzluk ve rüşvet skandalı, iddianamenin ortaya çıkmasıyla yeni bir boyut kazandı. Hatay’da depremde evini kaybederek Bayrampaşa’ya yerleşen esnaf Adil Umur’un, belediyedeki kirli ağın hedefi haline geldiği ve kendisinden rüşvet istendiği belirlendi. CHP’li belediyedeki usulsüzlüklere ilişkin hazırlanan iddianamede, depremzede esnafın yaşadığı mağduriyet, vicdanları sızlatan bir rüşvet şikâyeti olarak yer aldı.
Rüşvet Şikâyeti ve İddianameye Yansıyanlar
Adil Umur, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da iş yerini ve evini kaybetti. Ailesiyle birlikte İstanbul’un Bayrampaşa ilçesine sığınan Umur, burada küçük bir esnaf dükkânı açarak geçimini sağlamaya çalıştı. Ancak iddiaya göre, belediye görevlileri Umur’dan iş yeri ruhsatı ve işgaliye izni için rüşvet talep etti. Umur’un bu talebi reddetmesi üzerine kendisine zorluklar çıkarıldığı, hatta tehdit edildiği öne sürüldü.
İddianamede, Umur’un ifadesine yer verildi. Depremzede esnaf, belediyedeki bazı kişilerin kendisinden 50 bin TL rüşvet istediğini, bu parayı vermediği takdirde dükkânının mühürleneceği tehdidinde bulunduğunu söyledi. Umur’un, bu durumu savcılığa bildirmesi üzerine soruşturma başlatıldı ve konu, belediyedeki geniş çaplı yolsuzluk ağının bir parçası olarak iddianameye eklendi.
Bayrampaşa Belediyesi’ndeki Yolsuzluk Operasyonu
Geçtiğimiz aylarda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Bayrampaşa Belediyesi’nde görevli çok sayıda bürokrat ve belediye çalışanı gözaltına alınmıştı. Operasyonda, belediyenin imar, ruhsat ve zabıta birimlerinde sistematik olarak rüşvet alındığı, usulsüz ruhsatlar verildiği ve ihalelerde torpil yapıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 20’den fazla kişi tutuklanırken, aralarında belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu bazı isimler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İddianamede, belediyedeki yolsuzluk ağının nasıl işlediğine dair detaylı tespitlere yer verildi. Buna göre, ruhsat başvurularında “çay parası” adı altında para talep edildiği, işyeri denetimlerinde ise göz yumma karşılığında düzenli ödeme yapılmasının istendiği ifade edildi. Depremzede esnaf Adil Umur’un da bu sistemin mağduru olduğu vurgulandı.
CHP’li Belediyeden Açıklama
Bayrampaşa Belediyesi’nden yapılan açıklamada, iddiaların yargıya taşındığı ve adli sürecin devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “Belediyemiz hakkında ortaya atılan iddialar üzüntü vericidir. Konuyla ilgili olarak gereken her türlü hukuki destek verilmektedir. Suça karışan varsa cezalarını çeksinler. Adil Umur kardeşimize de geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Depremzede vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu her platformda ifade ediyoruz” denildi.
Ancak CHP Genel Merkezi’nden konuya ilişkin henüz bir açıklama gelmedi. İstanbul İl Başkanlığı ise konunun takipçisi olduğunu ve disiplin soruşturması başlatılacağını duyurdu.
Depremzedelerin Yaşadığı Zorluklar ve Hukuki Süreç
Depremzede esnaf Adil Umur’un yaşadığı mağduriyet, deprem bölgesinden göç eden binlerce kişinin yeni yerleşim yerlerinde karşılaştığı sorunları bir kez daha gündeme getirdi. Deprem sonrası İstanbul gibi büyükşehirlere yerleşen afetzedeler, barınma ve istihdam konularında olduğu kadar, bürokratik işlemlerde de çeşitli engellerle karşılaşıyor. Uzmanlar, bu süreçte afetzedelere öncelik tanınması ve gerekli kolaylıkların sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Adil Umur’un avukatı, müvekkilinin şikâyetçi olduğunu ve davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “Müvekkilim depremde her şeyini kaybetti. Yeniden hayata tutunmaya çalışırken böyle bir olayla karşılaşması onu derinden yaraladı. Ancak adalete olan inancını kaybetmedi. Biz de bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.
İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, belediyedeki yolsuzluk ağına ilişkin dava süreci başlayacak. Depremzede esnaf Adil Umur’un ifadesi, dava dosyasında önemli bir kanıt olarak yer alacak. Kamuoyu, bu davanın sonucunu ve belediyedeki yolsuzlukların ne kadar derin olduğunu merakla bekliyor.
Bu olay, sadece bir rüşvet skandalı olmanın ötesinde, afetzedelerin yaşadığı zorlukları ve bürokrasideki çarpıklıkları da gözler önüne seriyor. Toplumun her kesiminden vatandaş, depremzedelere yapılan bu haksızlığın cezalandırılmasını ve benzer olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyor.