Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde ortopedi uzmanı olarak görev yapan doktor S.E., bir hastasının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında tutuklandı. Hastanın, doktorun hesabından izinsiz para çektiğini fark etmesiyle ortaya çıkan olayda, S.E.'nin hasta yakınlarından milyonlarca lira aldığı iddia ediliyor. Sağlık camiasını sarsan bu gelişme, hem kamuoyunda hem de üniversite yönetiminde büyük yankı uyandırdı.
Şikayet Süreci Nasıl Başladı?
İddiaya göre, ortopedi polikliniğine muayene olan bir hasta, tedavi sürecinde doktor S.E.'ye duyduğu güvenle özel bilgilerini paylaştı. Ancak bir süre sonra banka hesabından toplamda 2 milyon lirayı aşan tutarın havale ve EFT yoluyla başka hesaplara aktarıldığını fark eden hasta, durumu hemen Cumhuriyet Savcılığı’na bildirdi. Savcılığın başlattığı soruşturmada, para transferlerinin doktor S.E.’nin hesabına yapıldığı tespit edildi. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, doktoru gözaltına aldı.
Soruşturma kapsamında doktor S.E.’nin, hastalarından bazılarına “ameliyat önceliği” ve “özel ilgi” karşılığında para talep ettiği, hatta bazı hastaların ameliyatlarını yapmadığı halde ücret aldığı öne sürülüyor. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastanenin ve üniversitenin konuyla ilgili idari soruşturma başlattığı öğrenildi. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü de konuyla ilgili açıklama yaparak, gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını duyurdu.
Doktorun Geçmişi ve Daha Önceki Şikayetler
Yaklaşık 15 yıldır ortopedi alanında uzman olarak çalıştığı bilinen Dr. S.E., daha önce de benzer iddialarla karşı karşıya kalmıştı. Ancak bu şikayetlerin çoğu, kanıt yetersizliği nedeniyle takipsizlikle sonuçlanmıştı. Bu kez hasta mağduriyetini somut delillerle ortaya koyunca adli süreç hızlandı. Mahkeme, doktor S.E.’nin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan tutuklanmasına karar verdi. Doktorun ifadesinde, paraların hasta tedavisi için kullanıldığını savunduğu, ancak bu savunmanın ikna edici bulunmadığı belirtiliyor.
Olayın ardından hastanenin önünde toplanan hasta yakınları, yetkililerden adalet isterken, bazı hastalar da doktor hakkında benzer mağduriyetlerini dile getirdi. Konuştuğumuz bir hasta yakını, “Annem kalça protezi ameliyatı oldu. Ameliyattan önce doktora 50 bin lira verdik. Meğer devlet hastanesinde böyle bir ücret alınmaması gerekiyormuş. Şimdi paramızı geri alabilecek miyiz bilmiyoruz” şeklinde konuştu.
Tıp Etiği ve Güven Sarsıldı
Bu vaka, sağlık sisteminde yaşanan güven bunalımının bir kez daha gözler önüne serdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve çeşitli doktor dernekleri, olayı kınayarak meslektaşlarının bu tür eylemlerinin tüm hekimlere mal edilmemesi gerektiğini vurguladı. TTB yaptığı yazılı açıklamada, “Hasta-hekim ilişkisinin temelinde güven vardır. Bu güveni istismar edenler, yargı önünde hesap vermelidir. Ancak bu tür olaylar, sağlık çalışanlarına yönelik haksız bir önyargıya da neden olmamalıdır” ifadelerine yer verdi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü ise olayla ilgili olarak, “Üniversitemize ve hastanemize güveni zedeleyecek bu tür davranışlara asla müsamaha gösterilmeyecektir. Hukuki süreç titizlikle takip edilmektedir” açıklamasında bulundu.
Adli süreç devam ederken, doktorun mal varlığına da el konulduğu bildirildi. Mağdur hastaların mağduriyetinin giderilmesi için çalışma başlatıldığı öğrenilirken, sağlık alanında benzer durumlarla karşılaşan vatandaşlara da CİMER ve Alo 184 hattına başvurmaları hatırlatıldı.
Türkiye'de sağlıkta şeffaflık ve hesap verebilirlik her zaman tartışma konusu olmuştur. Bu tür olayların tekrarlanmaması için hem hastane yönetimlerine hem de hekimlere büyük sorumluluk düşüyor. Hekimlerin mesleki etik ilkeleri çerçevesinde hareket etmesi, toplum sağlığının korunması açısından hayati önem taşıyor. Yaşanan bu üzücü vaka, sağlık sisteminde hasta güvenliğinin ve etik değerlerin korunması adına bir uyarı niteliğinde.