Nisan 2026'da MV Hondius gemisinde patlak veren ve 3 can alan hantavirüs salgını dünyayı sarsmışken, uzmanlar şimdi de iklim krizinin Türkiye'deki risk haritasını yeniden çizdiğine dikkat çekiyor. Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Prof. Mehmet Ali Öktem, ölüm oranının virüs türüne göre yüzde 5 ile 50 arasında değiştiğini belirterek, Türkiye'de 15 kemirgen türünün virüsü taşıdığını söyledi. Özellikle kuraklık ve ani hava değişimleri, kemirgen popülasyonlarının insan yerleşimlerine yaklaşmasına neden oluyor.
Hantavirüs nedir, nasıl bulaşır?
Hantavirüs, kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürükleriyle bulaşan bir RNA virüsüdür. Enfeksiyon genellikle solunum yoluyla alınan aerosol parçacıklar veya kontamine tozun solunmasıyla gerçekleşir. İnsandan insana bulaşma nadirdir. Hastalık iki ana formda görülür: Hemorajik Ateşle Böbrek Sendromu (HFRS) ve Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS). HPS, yüzde 50'ye varan ölüm oranıyla en tehlikeli formdur. Türkiye'de şu ana kadar tespit edilen vakalar genellikle hafif seyirli olsa da, iklim değişikliğiyle daha virülan suşların ortaya çıkabileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye'de risk hangi bölgelerde yoğun?
Prof. Öktem, risk haritasının özellikle Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaştığını ifade ediyor. Kırsal alanlarda yaşayan çiftçiler, orman işçileri ve kampçılar en yüksek risk grubunu oluşturuyor. İklim krizi, kışların ılık geçmesi ve yağış rejimindeki değişiklikler kemirgenlerin üreme döngüsünü hızlandırarak popülasyonlarını artırıyor. Aşırı hava olayları sonucu sel ve taşkınlar, kemirgenleri yuvalarından çıkarak insanlarla temas etmeye zorluyor.
Alınabilecek önlemler neler?
Uzmanlar, kemirgenlerle teması en aza indirmek için basit ama etkili önlemler öneriyor: Gıda maddelerini kapalı kaplarda saklamak, ev ve iş yerlerindeki çatlakları kapatmak, çöp alanlarını düzenli temizlemek ve farelerin girebileceği delikleri kapatmak. Ayrıca kapalı alanları temizlerken maske ve eldiven kullanmak, süpürge yerine ıslak temizlik yapmak virüsün aerosol hale gelmesini önlüyor. Prof. Öktem, belediye ve sağlık müdürlüklerinin riskli bölgelerde düzenli ilaçlama ve bilinçlendirme çalışmaları yapması gerektiğini vurguluyor.
Hantavirüs, Türkiye için henüz büyük bir salgın oluşturmamış olsa da iklim krizinin getirdiği yeni koşullar, bu tür zoonotik hastalıkların ülkemizde daha sık görülmesine zemin hazırlıyor. Pandemi döneminde edinilen deneyimler, erken uyarı sistemleri ve halk sağlığı altyapısının güçlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.