Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Çin'in doğu eyaletlerinde meydana gelen üç hantavirüs kaynaklı ölümü resmen doğruladı. Bu gelişme, küresel sağlık otoritelerini alarma geçirirken Avrupa Birliği'nden (AB) henüz resmi onay almamış ilaçların üç ayrı ülkeye sevk edilmeye başlandığı öğrenildi. Hantavirüs, Orta Doğu'da yükselen tansiyon ve konvansiyonel savaş çığlıkları arasında daha sessiz ama daha derin bir tehdit olarak öne çıkıyor.
Hantavirüs nedir ve nasıl bulaşır?
Hantavirüs, kemirgenler -özellikle fareler- tarafından taşınan bir virüs ailesidir. İnsanlara enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğü ile temas sonucu bulaşır. Virüs, iki ana sendroma yol açar: Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS) ve Hemorajik Ateş ile Böbrek Sendromu (HFRS). HPS, akciğerlerde sıvı birikmesine neden olarak solunum yetmezliğine yol açarken; HFRS, böbrek yetmezliği ve iç kanamalarla seyreder. Ölüm oranı HPS'de %40'a, HFRS'de ise %15'e kadar çıkabilir. Virüsün kuluçka süresi genellikle 1-5 haftadır ve erken belirtileri ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve yorgunluk olup grip ile karıştırılabilir.
DSÖ'nün doğruladığı ölümler ve Çin'deki durum
DSÖ'nün doğruladığı üç ölüm, Çin'in Zhejiang ve Jiangsu eyaletlerinde rapor edildi. Ölen kişilerin çiftçi ve depo işçisi olduğu, kemirgenlerle yoğun temas halinde çalıştıkları belirtildi. Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, bölgede kemirgen kontrol önlemlerini artırdı ve şüpheli vakaların takibini sıkılaştırdı. Ülkede yılda ortalama 1.000-2.000 hantavirüs vakası görülüyor, ancak ölümler genellikle düşük seyrediyor. Son ölümlerin virüsün daha öldürücü bir varyantına mı işaret ettiği araştırılıyor.
AB'den onaysız ilaç sevkiyatı: Hangi ülkeler ve neden?
Avrupa Birliği, onay süreci tamamlanmamış deneysel bir hantavirüs ilacını acil durum kapsamında üç ülkeye sevk etti. Kaynaklar, bu ülkelerin Meksika, Filipinler ve Mısır olduğunu bildirdi. İlacın, Çin'deki salgının ardından talep artışıyla geliştirildiği ve hayvan deneylerinde umut verici sonuçlar verdiği öğrenildi. AB Komisyonu, bu adımı 'önlem amaçlı' olarak nitelendirirken, DSÖ ise henüz kesin bir tedavi protokolü olmadığını vurguluyor. Uzmanlar, düzenleyici süreçleri atlamanın güvenlik riskleri taşıdığı konusunda uyarıyor.
Küresel hazırlık ve gelecek senaryoları
Hantavirüs, şu an için salgın potansiyeli düşük bir patojen olarak değerlendirilse de, iklim değişikliği ve kentleşme kemirgen popülasyonlarını artırarak bulaşma riskini yükseltebilir. DSÖ, üye ülkeleri sürveyans sistemlerini güçlendirmeye çağırırken, aşı çalışmaları hızlandırıldı. Özellikle Asya ve Amerika kıtalarında endemik olan virüs, seyahat ve ticaret yoluyla yeni bölgelere sıçrayabilir. Sağlık otoriteleri, halka kemirgenlerle temastan kaçınma ve hijyen kurallarına uyma çağrısı yapıyor. Sonuç olarak, hantavirüs küresel bir tehdit olarak dikkatle izlenmeli; ancak panik yerine bilimsel verilere dayalı önlemler alınmalıdır.