Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel'in gözaltına alınması, olaya bambaşka bir boyut kazandırdı. Tutuklanan Handan Sonel'in hakimlik ve savcılık ifadesindeki şok detaylar ortaya çıktı. İddiaya göre Handan Sonel, eşi Tuncay Sonel'in kendisine "100 bin TL karşılığında cesedi yok etmesi" için teklifte bulunduğunu ve oğullarının Gülistan Doku'yu öldürdüğünü ileri sürdü. Bu itiraf, davada dönüm noktası oldu.
İfadede Neler Var?
Handan Sonel'in ifadesinde, "Eşim bana, '100 bin TL al, cesedi yok et' dedi. Oğlumun Doku'yu öldürdüğünü biliyorum" şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi. Ayrıca cinayetin planlı bir şekilde işlendiği ve cesedin ortadan kaldırılması için para teklif edildiği iddiaları soruşturmayı derinleştirdi. Gülistan Doku'nun ailesi ise adalet arayışını sürdürüyor.
Olayın Geçmişi ve Soruşturma
Gülistan Doku, 2023 yılının Ağustos ayında Tunceli'de kaybolmuştu. Uzun süren arama çalışmalarının ardından cesedi bulunamayan Doku için başlatılan soruşturma, dönemin Valisi Tuncay Sonel ve ailesine yönelmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel'in yanı sıra oğulları da ifade vermişti. Handan Sonel'in bu şok edici itirafı, soruşturmayı tamamen farklı bir noktaya taşıdı. Adli merciler, iddiaların doğruluğunu araştırırken, Doku ailesinin avukatları da süreci yakından takip ediyor.
Toplumsal Tepki ve Adalet Beklentisi
Handan Sonel'in ifadesi, Türkiye kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Özellikle bir devlet görevlisinin eşi olarak bu tür bir suça ortak olmakla suçlanması, adalet sistemine duyulan güveni sorgulatıyor. Doku ailesi, suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor. Uzmanlar, bu tür olayların toplumda infial yarattığını ve soruşturmanın ivedilikle sonuçlandırılması gerektiğini belirtiyor. Gülistan Doku'nun akıbeti henüz bilinmezken, Handan Sonel'in itirafları yargı sürecini hızlandırabilir.
Bu vaka, sadece bir cinayet davası olmanın ötesinde, makam ve nüfuz kullanımına dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Kamuoyunun olayı yakından takip etmesi, adaletin tecellisi için önemli bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.