İstanbul'da yürütülen 'çıkar amaçlı suç örgütü' soruşturması kapsamında ifade veren iş insanı Hamit Demir, Beylikdüzü'ndeki bir inşaat projesinin ruhsat sürecinde dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü ve dairelerin İBB Genel Sekreter Yardımcısı Adem Soytekin'e verildiğini söyledi. Demir'in bu açıklamaları, mahkeme sürecinde yankı uyandırdı.
İfade Süreci ve İddialar
Hamit Demir, savcılıkta verdiği ifadede, Beylikdüzü'ndeki dev bir konut projesi için belediyeden ruhsat alınması aşamasında birtakım görüşmeler yaptığını aktardı. Demir, bu görüşmeler sırasında dönemin belediye başkanı Ekrem İmamoğlu ile bizzat görüştüğünü öne sürdü. İmamoğlu'nun kendisine yardımcı olması için Adem Soytekin'i işaret ettiğini iddia eden Demir, ruhsat işlemlerinin hızlanması karşılığında Soytekin'e iki adet daire verildiğini belirtti. Bu dairelerin değerinin 8 milyon lirayı bulduğu ifade edildi.
Savunma avukatları ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını, tanığın beyanlarının çelişkili olduğunu savundu. İmamoğlu'nun avukatları, bu tür tanıklıkların önceden kurgulanmış olabileceğini ve somut delille desteklenmediğini dile getirdi.
Soytekin ve Projenin Detayları
Söz konusu inşaat projesi, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde yer alan ve 400'den fazla konut içeren büyük ölçekli bir konut projesi olarak biliniyor. Projenin imar planı ve ruhsat süreçlerinin uzun süredir devam ettiği, bu nedenle müteahhit firmanın belediye ile yoğun temas halinde olduğu kaydedildi. Hamit Demir'in de projenin finansmanında veya danışmanlık hizmetlerinde yer aldığı iddia edildi.
Adem Soytekin, daha önce İBB'de çeşitli kademelerde görev yapmış, 2019 yılında İmamoğlu'nun başkan seçilmesiyle birlikte Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirilmişti. Soytekin hakkında daha önce de bazı ihalelere fesat karıştırdığı iddialarıyla soruşturma açılmış, ancak takipsizlikle sonuçlanmıştı.
Soruşturma Genişliyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında İmamoğlu'nun da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında ifade alınmış, bazıları tutuklanmıştı. Soruşturmanın, İBB'nin imar, ruhsat ve kentsel dönüşüm alanlarındaki işlemlerini kapsadığı belirtiliyor. Son dönemde tanık ifadelerinin artması, dosyanın önemli ölçüde güçlendiği şeklinde yorumlanıyor.
Konuyla ilgili olarak mağdur veya müşteki sıfatıyla dinlenen bazı müteahhitler de benzer iddialar dile getirmiş, ancak bu iddialar henüz yargı aşamasında kanıtlanmış değil. Demir'in ifadesi, bu yöndeki beyanların en ayrıntılısı olarak dikkat çekiyor.
Mahkeme sürecinde, tanık beyanlarının yanı sıra telefon kayıtları, banka hesap hareketleri ve tapu kayıtlarının incelenmesi bekleniyor. Adalet Bakanlığı'nın da süreci yakından takip ettiği bildiriliyor.
Bu gelişmeler, Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, siyasi partiler arasında da tartışmalara yol açtı. Ana muhalefet partisi CHP, sürecin adil ve şeffaf yürütülmesi çağrısında bulunurken, iktidar partisi yetkilileri ise yargının bağımsız karar vereceğini vurguladı.
Hukuk uzmanları, tanık ifadelerinin tek başına yeterli olmadığını, bu tür iddiaların somut delillerle desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor. Özellikle rüşvet iddialarında menfaat temin edildiğinin ispatının önemine dikkat çekiyorlar.
Sonraki Adımlar
Soruşturma kapsamında, önümüzdeki günlerde yeni tanıkların ifade vermesi, bazı şüphelilerin ek ifadelerinin alınması ve bilirkişi incelemesi yapılması bekleniyor. Mahkeme, toplanan delillerin yeterliliğine göre iddianame hazırlanmasına karar verecek. İmamoğlu'na yönelik suçlamaların güçlenmesi durumunda, yargılanmasının önü açılabilir.
Bu süreç, Türkiye'de belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına yönelik hassasiyeti de artırmış durumda. Uzmanlar, yerel yönetimlerde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ve bu tür iddiaların kamuoyunda güven sorununa yol açtığını belirtiyor.