Irak hükümeti, İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreni programında önemli bir değişiklik yaptığını duyurdu. Daha önce Bağdat, Kerbela ve Necef'te törenler düzenleneceği açıklanmışken, yeni programda başkent Bağdat tamamen çıkarıldı. Cenaze törenlerinin yalnızca Kerbela ve Necef şehirlerinde gerçekleştirileceği bildirildi. Karar, yoğun güvenlik endişeleri ve diplomatik hassasiyetler nedeniyle alındı.
Program değişikliğinin detayları
Irak Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamaya göre, Hamaney'in naaşı önce Kerbela'ya götürülecek, burada Hz. Hüseyin Türbesi'nde düzenlenecek törenin ardından Necef'e intikal edecek. Necef'teki Hz. Ali Türbesi'nde ikinci bir tören yapılacak. Bağdat'ta herhangi bir etkinlik planlanmıyor. Yetkililer, değişikliğin “sivil halkın güvenliği ve düzenin sağlanması” amacıyla yapıldığını vurguladı. Öte yandan, İran devlet medyası, program değişikliği konusunda henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Güvenlik ve siyasi arka plan
Analistler, Bağdat'ın programdan çıkarılmasının, Irak'taki İran yanlısı gruplar ile ABD varlığı arasındaki gerginliği yansıttığını belirtiyor. ABD'nin Bağdat'taki Büyükelçiliği ve askeri üsleri, olası protesto veya saldırı riskine karşı yüksek alarmda. Öte yandan, Kerbela ve Necef, Şii dünyasının en kutsal şehirleri arasında yer alıyor ve Hamaney'in bu şehirlerde anılması sembolik açıdan büyük önem taşıyor. Eski lider, hayatı boyunca Şii siyasetinde etkili olmuş ve Irak'taki dini merkezlerle güçlü bağlar kurmuştu.
Tepkiler ve gelecek beklentileri
Irak'taki Şii gruplar, kararı memnuniyetle karşılarken, Sünni ve Kürt siyasi çevrelerden eleştiriler yükseldi. Bazı kesimler, cenaze törenlerinin Irak'ın iç işlerine müdahale olarak algılanabileceğini savunuyor. Önümüzdeki günlerde törenlerin nasıl şekilleneceği ve güvenlik önlemlerinin boyutu merakla bekleniyor. Bu gelişme, Orta Doğu'da İran etkisinin sürdüğü bir dönemde, bölgesel güç dengeleri açısından da yakından izleniyor.
Kerbela ve Necef'teki törenlerin, Şii nüfusun yoğun olduğu bölgelerde geniş katılım çekmesi bekleniyor. Bağdat'ın program dışı kalması, kısa vadede güvenlik risklerini azaltsa da, uzun vadede İran-Irak ilişkilerinde yeni tartışmalara yol açabilir. Bölge uzmanları, bu adımın aynı zamanda Irak hükümetinin kendi egemenliğini vurgulama çabasının bir parçası olduğunu yorumluyor.