6 Şubat depremlerinin ardından devletin kurumlarını itibarsızlaştırmak amacıyla Ahbap Derneği ve ünlü sanatçı Haluk Levent üzerinden bir algı operasyonu yürüten fondaş medya ve sözde gazeteciler, patlak veren kumar skandalıyla birlikte büyük bir panik yaşıyor. Medyada 'büyük çark' olarak adlandırılan bu yapı, skandalın gün yüzüne çıkmasıyla U-dönüşleri yapmaya başladı. Olayın perde arkasındaki gerçekler ve yaşanan gelişmeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Ahbap Derneği ve Haluk Levent'e yönelik operasyon
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Haluk Levent öncülüğündeki Ahbap Derneği, depremzedeler için büyük bir seferberlik başlatmıştı. Dernek, milyonlarca liralık yardım toplarken, bazı kesimler tarafından sürekli olarak hedef gösterildi. Özellikle iktidara yakın medya kuruluşları ve bazı köşe yazarları, Ahbap Derneği'ni 'devleti gölgelemekle', 'yardımları siyasileştirmekle' ve 'kaynakları gizlemekle' suçladı. Ancak tüm bu iddiaların asılsız olduğu ve algı operasyonu amacı taşıdığı ortaya çıktı.
Kumar skandalı ve U-dönüşleri
Tam da bu tartışmaların sürdüğü günlerde, Haluk Levent ve Ahbap Derneği'ne yönelik saldırılarıyla bilinen bazı medya organlarının çalışanları hakkında kumar oynanmasına yer sağlama ve teşvik iddiaları gündeme bomba gibi düştü. İddialara göre, derneği karalama kampanyası yürüten bir gazeteci, yasadışı kumar oynatılan bir mekanda basıldı. Bunun üzerine, daha önce Levent'i sert bir dille eleştiren aynı medya kuruluşu, birdenbire tavır değiştirerek daha ılımlı bir dil kullanmaya başladı. Kamuoyu, bu hızlı dönüşü 'U-dönüşü' olarak nitelendirdi ve 'büyük çark' olarak adlandırılan medya yapılanmasının iç yüzünü gözler önüne serdi.
Medyada 'büyük çark' yapılanması
Gelişmeler, Türkiye'de bazı medya gruplarının belirli bir siyasi çizgiyi benimseyerek, haberleri çarpıtma ve manipüle etme amacıyla nasıl bir 'çark' işlettiğini bir kez daha ortaya koydu. Söz konusu yapı, önce Ahbap Derneği'ni haksız yere hedef alırken, skandal patlak verince sessizliğe büründü ve yön değiştirdi. Bu durum, medyanın objektiflik ilkesini ne kadar zedelediğini ve halkın doğru bilgiye ulaşmasının önündeki engelleri gösteriyor. Olay, ayrıca sosyal medyada da geniş yankı buldu ve kullanıcılar, medyaya olan güvenlerinin sarsıldığını dile getirdi.
Toplumsal ve siyasal bağlam
Ahbap Derneği ve Haluk Levent örneği, aslında sivil toplum kuruluşlarının (STK) afet gibi olağanüstü durumlarda devletle iş birliği yapmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ancak bu tür kuruluşların siyasi çekişmelere alet edilmesi, yardım faaliyetlerinin akamete uğramasına neden olabiliyor. Yaşanan son olay, medya etiği ve bağımsızlığı konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Birçok uzman, medya kuruluşlarının herhangi bir siyasi gündem için değil, yalnızca gerçekler ışığında haber yapması gerektiğini vurguluyor. Bu durum, demokratik bir toplumda medyanın üstlenmesi gereken rolün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yaşanan skandalın, ilerleyen günlerde daha fazla detayın ortaya çıkmasıyla devam etmesi bekleniyor.