İstanbul'da faaliyet gösteren müteahhit Bayram Doğan, ünlü sanatçı Haluk Levent ve AHBAP Derneği hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Doğan, Ataşehir'de bulunan 11 dairenin satışı sırasında derneğin kefaletiyle gerçekleşen işlemlerde dolandırıldığını iddia ediyor. İddiaya göre, dernek yetkilileri tarafından kendisine dairelerin satışı için kefil olunacağı vaadiyle anlaşma yapıldı, ancak ödemeler yapılmadı ve daireler başka kişilere satıldı.
Müteahhit Bayram Doğan'ın iddiaları
Bayram Doğan, avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunduğu dilekçede, Haluk Levent ve AHBAP Derneği yöneticilerinin kendisini nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarıyla itham etti. Doğan, Ataşehir'deki inşaat projesinde yer alan 11 adet dairenin satışı için dernekle anlaştığını, derneğin ise bu dairelerin satışına kefil olacağını taahhüt ettiğini belirtti. Ancak Doğan, derneğin verdiği kefalet sözünü yerine getirmediğini ve dairelerin üçüncü kişilere satılarak kendisinin mağdur edildiğini öne sürdü.
AHBAP Derneği'nin yanıtı ve hukuki süreç
AHBAP Derneği, suç duyurusunun ardından yazılı bir açıklama yaparak iddiaları reddetti. Dernek açıklamasında, söz konusu daire satışıyla ilgili herhangi bir kefalet ilişkisinin bulunmadığını, müteahhit Bayram Doğan ile dernek arasında böyle bir anlaşmanın olmadığını vurguladı. Açıklamada, derneğin kurulduğu günden bu yana şeffaf ve yasalara uygun şekilde çalıştığı, bu tür asılsız iddiaların itibar zedeleme amacı taşıdığı ifade edildi. Haluk Levent ise henüz konuyla ilgili kişisel bir açıklama yapmazken, avukatları aracılığıyla hukuki sürecin takipçisi olacağını duyurdu. Savcılık, iddiaların ciddiyetini göz önünde bulundurarak soruşturma başlattı.
Geçmişteki benzer iddialar ve AHBAP
AHBAP Derneği, kurucusu Haluk Levent'in öncülüğünde yardım faaliyetleriyle tanınırken, son dönemde benzer suçlamalarla gündeme gelmişti. Geçtiğimiz yıllarda dernek hakkında 'usulsüzlük' ve 'kaynak aktarımı' iddiaları ortaya atılmış, ancak dernek bu iddiaları yalanlamıştı. Bu yeni suç duyurusu, özellikle sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bazı kullanıcılar müteahhiti desteklerken, bazıları ise derneğin yardım faaliyetlerini gölgelemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirdi. Konuya hukukçular, kefalet sözleşmesinin yazılı olması gerektiğine dikkat çekerken, ispat yükünün müteahhit Doğan'da olduğunu vurguladı.
Değerlendirme ve bağlam
Bu tür iddialar, yardım kuruluşlarının şeffaflık ilkesini ne kadar benimsediği sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Türkiye'de son yıllarda birçok sivil toplum kuruluşu hakkında benzer suçlamalar yapılırken, AHBAP Derneği'nin bu süreci nasıl yöneteceği merak ediliyor. Kamuoyunun güvenini korumak için derneğin iddiaları net bir şekilde yanıtlaması ve soruşturmaya tam destek vermesi bekleniyor. Öte yandan, mahkemenin vereceği karar, hem derneğin geleceği hem de benzer kurumların itibarı açısından belirleyici olacaktır.