İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İBB davasında savunma yapacağı gün, Halk TV'ye yönelik polis operasyonu düzenlendi. Sabah saatlerinde kanalın merkezine gerçekleştirilen baskının ardından kayyım atandığı duyuruldu ve televizyon yayını durduruldu. Operasyonun zamanlaması, siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı.
Operasyonun Zamanlaması Dikkat Çekti
Halk TV'ye yönelik polis baskını, 19 Mart 2025 sabahı erken saatlerde yapıldı. Kanal yönetimine tebliğ edilen kayyım kararıyla birlikte yayın akışı kesildi. Olayın, Ekrem İmamoğlu'nun aynı gün İBB davasındaki savunmasını yapacağı oturumla aynı güne denk gelmesi, muhalefet ve basın örgütleri tarafından 'sindirme girişimi' olarak nitelendirildi. İmamoğlu, 19 Mart 2024'te tutuklanmıştı ve davada savunma yapacağı duruşma bu tarihe denk getirildi.
Halk TV, operasyon öncesinde yayınlarında İmamoğlu davasını ve İBB'ye yönelik soruşturmaları sıkça gündeme getiriyordu. Kayyım atanmasının ardından kanalın sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, 'Yayınlarımız durduruldu, hukuki süreç başlatacağız' denildi.
Siyasetçilerden ve Gazetecilerden Tepkiler
Operasyona ilişkin çok sayıda siyasetçi ve gazeteci açıklama yaptı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Demokrasiye ve basın özgürlüğüne yönelik bu saldırıyı kınıyoruz. Halk TV, halkın sesidir; kayyım atanması kabul edilemez' dedi. İstanbul Barosu, kayyım kararının hukuka aykırı olduğunu savunarak yürütmeyi durdurma talebiyle mahkemeye başvuracaklarını duyurdu.
Gazeteciler Sendikası, 'Basına yönelik baskılar sistematik hale geldi. Halk TV'nin yayınının durdurulması, ifade özgürlüğüne ağır bir darbedir' açıklamasını yaptı. Uluslararası basın kuruluşları da operasyonu endişeyle karşıladı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Türkiye'deki basın özgürlüğü durumunun daha da kötüleştiğini belirtti.
İmamoğlu Davası ve Arka Plan
Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2024'te 'kamu görevlisine hakaret' ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçlamalarıyla tutuklanmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İBB'deki bazı ihalelere usulsüzlük karıştırıldığı öne sürülüyor. İmamoğlu, tüm suçlamaları reddediyor ve davayı siyasi olarak nitelendiriyor. Bugünkü duruşmada savunma yapacak olan İmamoğlu'nun, Halk TV operasyonunu da gündeme getirmesi bekleniyordu.
Halk TV, Türkiye'de muhalif yayın çizgisiyle bilinen ve sık sık iktidar tarafından eleştirilen bir kanal. Daha önce de RTÜK tarafından çeşitli cezalar almıştı. Kayyım atanması, kanalın yönetimine TMSF'nin el koyması anlamına geliyor. Bu durum, daha önce birçok muhalif medya kuruluşunda da yaşanmıştı.
Operasyonun ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, 'Halk TV'ye yönelik soruşturma kapsamında kayyım atanması kararı verilmiştir' denildi, ancak soruşturunun detayları paylaşılmadı.
Bağlam: Türkiye'de Basın Özgürlüğü
Türkiye, uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde alt sıralarda yer alıyor. Son yıllarda birçok gazeteci tutuklanmış, medya kuruluşlarına kayyım atanmıştı. Halk TV operasyonu, bu trendin son halkası olarak değerlendiriliyor. Muhalefet, seçim sürecine girilirken bu tür adımların arttığını savunuyor.
Öte yandan iktidar kanadı, yargının bağımsız olduğunu ve operasyonların hukuki gerekçelere dayandığını belirtiyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 'Yargı kararlarına saygı duyulmalı' açıklamasını yaptı.
Halk TV'nin yayınının durdurulması, önümüzdeki günlerde hem siyasi hem de hukuki alanda tartışmaların süreceğini gösteriyor. İmamoğlu'nun savunması ve operasyona tepkiler, Türkiye'nin gündemini belirleyecek gibi görünüyor.