Okulların açılmasına sayılı günler kala Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki kırtasiyeciler, bekledikleri satış yoğunluğunun oluşmamasından yakınıyor. Zincir marketler ve farklı işletmelerde kırtasiye ürünlerinin satılmasının haksız rekabete yol açtığını savunan esnaf, sektör bazlı yeni düzenlemeler yapılmasını istiyor. Kırtasiyeciler, küçük esnafın korunması için yetkililere çağrıda bulundu.
Kırtasiyecilerin Satışları Beklenenin Altında
Yüksekova'da uzun yıllardır kırtasiye ürünleri satan esnaf, her yıl eylül ayında okulların açılmasıyla birlikte hareketlilik beklediklerini ancak bu yıl satışların düşük seyrettiğini ifade ediyor. Özellikle zincir marketlerin okul dönemlerinde defter, kalem, çanta gibi ürünleri indirimli fiyatlarla satışa sunması, kırtasiyecilerin müşteri kaybetmesine neden oluyor. Esnaf, bu durumun haksız rekabet ortamı yarattığını dile getiriyor.
Bir kırtasiyeci, “Okullar açılıyor ama bizim dükkânlarımızda beklediğimiz kalabalık yok. Veliler artık alışverişlerini zincir marketlerden yapıyor. Çünkü orada fiyatlar daha cazip görünüyor. Oysa biz kaliteli ürünü uygun fiyata sunmaya çalışıyoruz. Bu durum bizi zorluyor.” diyerek tepkisini dile getirdi. Esnaf, zincir marketlerin kırtasiye ürünlerini maliyetine veya zararına satarak küçük işletmeleri piyasadan silmeye çalıştığını öne sürüyor.
Haksız Rekabet İddiası ve Talepler
Kırtasiyeciler, zincir marketlerin sadece gıda ve temizlik ürünleriyle sınırlı kalmayıp kırtasiye sektörüne de el atmasının haksız rekabet oluşturduğunu belirtiyor. Esnaf, bu durumun sadece Yüksekova'da değil, Türkiye genelinde birçok ilçede yaşandığını vurguluyor. Küçük esnafın ayakta kalabilmesi için sektör bazlı düzenlemelerin şart olduğunu söyleyen kırtasiyeciler, yetkililerden şu taleplerde bulunuyor:
- Zincir marketlerin kırtasiye ürünleri satışına yönelik kısıtlama getirilmesi,
- Kırtasiye ürünlerinde KDV oranının düşürülmesi,
- Küçük esnafa yönelik faizsiz kredi ve destek paketlerinin artırılması,
- Yerel yönetimlerin okul alışverişlerinde mahalle esnafını tercih etmesi,
- Haksız rekabeti önleyici denetimlerin sıklaştırılması.
Esnaf, bu taleplerinin karşılanmaması halinde birçok kırtasiyecinin kepenk kapatmak zorunda kalacağını ifade ediyor. Özellikle pandemi sonrası artan maliyetler ve düşen alım gücü, küçük işletmelerin direncini kırıyor. Kırtasiyeciler, devletin küçük esnafı koruyucu politikalar geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Zincir Marketlerin Savunması ve Piyasa Dinamikleri
Zincir marketler ise kırtasiye ürünlerini tüketiciye daha uygun fiyatlarla sunmanın rekabetin doğal bir sonucu olduğunu belirtiyor. Market temsilcileri, tüketicinin tercih özgürlüğünün olduğunu ve fiyat avantajı sağladıkları için tercih edildiklerini ifade ediyor. Ancak kırtasiyeciler, bu savunmanın küçük esnafı yok saydığını dile getiriyor.
Ekonomistler ise perakende sektöründe yaşanan bu tür rekabetin kaçınılmaz olduğunu, ancak küçük esnafın ayakta kalabilmesi için farklılaşmaya gitmesi gerektiğini söylüyor. Uzmanlar, kırtasiyecilerin online satış kanallarını kullanması, özel ürünler sunması ve müşteri sadakati oluşturması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca devletin, küçük esnafa yönelik vergi indirimleri ve sosyal güvenlik prim destekleriyle nefes aldırması öneriliyor.
Yerel Yönetimlere ve Hükümete Çağrı
Yüksekova'daki kırtasiyeciler, yerel yönetimlerin okul alışverişlerinde mahalle esnafını tercih etmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle okul kırtasiye malzemelerinin ihale yoluyla zincir marketlerden alınmasının yerine, mahalle esnafından temin edilmesinin küçük işletmelere can suyu olacağını belirtiyorlar. Ayrıca hükümetin, perakende ticaret yasasında değişiklik yaparak zincir marketlerin satış alanlarını sınırlandırması gerektiğini ifade ediyorlar.
Esnaf, sorunun sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir mesele olduğunu vurguluyor. Kırtasiyeciler, mahallelerdeki küçük dükkânların sadece ticari birer işletme olmadığını, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktası ve yerel ekonominin can damarı olduğunu dile getiriyor. Küçük esnafın kapanmasının işsizliği artıracağını ve mahalle kültürünü zayıflatacağını belirtiyorlar.
Öte yandan, Türkiye genelinde kırtasiye sektörü, artan kâğıt ve hammadde fiyatları nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Kırtasiyeciler, maliyetlerdeki artışa rağmen fiyatları yükseltmekte zorlandıklarını, çünkü zincir marketlerin fiyat baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını söylüyor. Bu durum, sektördeki rekabetin ne kadar acımasız olduğunu gözler önüne seriyor.
Bağımsız Değerlendirme: Küçük Esnafın Geleceği Tehlikede mi?
Yüksekova'daki kırtasiyecilerin tepkisi, aslında Türkiye'deki genel bir sorunun yerel yansıması. Zincir marketlerin hemen her sektöre girmesi, küçük esnafın pazar payını daraltıyor. Serbest piyasa ekonomisinde rekabetin olması doğal, ancak bu rekabetin adil koşullarda gerçekleşmesi gerekiyor. Zincir marketlerin ölçek ekonomisi avantajıyla düşük fiyat sunması, küçük esnafın rekabet edememesine yol açıyor. Devletin burada dengeleyici bir rol üstlenmesi, hem küçük esnafın yaşaması hem de tüketicinin makul fiyatlarla ürünlere erişebilmesi için kritik. Aksi halde, mahallelerdeki kırtasiyecilerin birer birer kapanması, yerel ekonomilerin çöküşünü hızlandırabilir. Bu haber, küçük esnafın korunmasına yönelik politikaların aciliyetini gösteriyor.