İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan (33), İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi üyesi Hakim Aslı Kahraman'ı (45) 13 Ocak'ta ziyarete gittiği odasında silahla bir el ateş ederek yaralamıştı. Olayın ardından tutuklanan Kılıçarslan, bugün görülen karar duruşmasında 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, sanığın 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan cezalandırılmasına hükmetti.
Olayın perde arkası
13 Ocak 2024 tarihinde, saat 14.30 sularında İstanbul Anadolu Adliyesi'nin 10. katında bulunan Hakim Aslı Kahraman'ın odasına gelen Savcı Kılıçarslan, yaklaşık 15 dakika süren bir görüşmenin ardından tabancasını çekerek bir el ateş etti. Kurşun, Kahraman'ın sol omzuna isabet etti. Olayın hemen ardından adliye polisi tarafından gözaltına alınan Kılıçarslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaralanan hakim hastaneye kaldırılırken, sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Yargılama süreci ve gerekçeli karar
Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan hakkında açılan davada, iddianamede 'kasten öldürmeye teşebbüs' ve 'silahla tehdit' suçlarından ceza talep edildi. Duruşmalarda savunma yapan Kılıçarslan, olayı bir anlık öfke ve psikolojik sorunlar nedeniyle gerçekleştirdiğini söyledi. Mahkeme heyeti, sanığın eyleminin planlı olmadığını ancak tasarlama unsuru taşıdığını belirterek, 15 yıl hapis cezası verdi. Kararda, sanığın mesleki konumunun ağırlaştırıcı neden olarak değerlendirildiği belirtildi.
Adliye koridorlarında yankı
Olay, Türkiye genelinde adliye çalışanları ve hukuk camiasında büyük yankı uyandırdı. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olaya ilişkin soruşturma başlatırken, birçok baro ve hukuk örgütü adliyelerde güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısında bulundu. İstanbul Barosu Başkanı, yaptığı açıklamada, adliye içinde silah taşınmasının denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Değerlendirme
Bu olay, adliye koridorlarında yaşanan gerilimin ve meslektaşlar arasındaki iletişim kazalarının ne denli vahim sonuçlara yol açabileceğini bir kez daha gösterdi. Ceza yargılaması sonuçlanmış olsa da, adliye personelinin psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve güvenlik protokollerinin gözden geçirilmesi gibi yapısal önlemlerin alınması gerektiği açıktır.