Hafıza Büyük Resim programının 135. bölümü, gazeteci Ersin Çelik ile stratejist İbrahim Ufuk Kaynak’ın katılımıyla yayınlandı. Programda, 15. yüzyıldan bugüne küresel sisteme yön veren hegemonik güçlerin yükseliş ve gerileme süreçleri, sömürü düzenleri ve çok kutuplu dünya mücadelesi ele alındı. Tarihsel perspektifle güncel jeopolitik gelişmelerin kesişim noktaları masaya yatırıldı.
Hegemonya kavramına tarihsel bakış
Programın açılışında hegemonik güç kavramının tanımı üzerinde duruldu. Kaynak, hegemonyanın yalnızca askeri üstünlük anlamına gelmediğini, ekonomik, kültürel ve kurumsal boyutlarıyla bir bütün olduğunu vurguladı. 15. yüzyılda coğrafi keşiflerle başlayan süreçte Portekiz ve İspanya’nın deniz ticaret yollarını kontrol etmesi, ardından Hollanda’nın finansal kapitalizmi geliştirmesi ve İngiltere’nin sanayi devrimiyle liderliği ele geçirmesi gibi dönüm noktaları ele alındı. 20. yüzyılda ise ABD’nin iki dünya savaşı sonrasında kurduğu Bretton Woods sistemi ve askeri ittifaklarla küresel hegemonik düzenin mimarı olduğu hatırlatıldı.
Çelik, bu dönüşümlerin yalnızca güç dengeleriyle değil, aynı zamanda meşruiyet arayışlarıyla da şekillendiğini belirtti. Hegemonik güçlerin kendi çıkarlarını evrensel değerler olarak sunma becerisi, uzun ömürlü olmalarının anahtarı olarak değerlendirildi.
Sömürü düzenleri ve ekonomik tahakküm
Programın ikinci bölümünde sömürgecilikten neo-sömürgeciliğe uzanan süreç tartışıldı. Kaynak, 19. yüzyılda Afrika ve Asya’nın kaynaklarının Avrupa sanayisi için nasıl seferber edildiğini, bağımsızlık sonrası dönemde ise ekonomik bağımlılık mekanizmalarının devreye girdiğini anlattı. Uluslararası finans kurumlarının koşullu kredi politikaları, teknoloji transferindeki eşitsizlikler ve tedarik zincirlerindeki asimetrik ilişkiler, günümüzdeki tahakküm biçimleri olarak sıralandı.
Çelik, “Sömürü düzenleri yalnızca askeri işgalle değil, borçlandırma, fikri mülkiyet rejimleri ve kültürel yayılmacılıkla da işliyor” dedi. Bu çerçevede, küresel Güney’in son yıllarda artan itirazları ve alternatif finans kurumları arayışı dikkat çekici bir direnç noktası olarak sunuldu.
Çok kutuplu dünya ve yeni güç merkezleri
Programın odak noktalarından biri de çok kutuplu dünya düzeninin dinamikleri oldu. Kaynak, Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dönemin artık aşındığını, Çin’in ekonomik yükselişi, Rusya’nın revizyonist hamleleri ve bölgesel güçlerin (Hindistan, Brezilya, Türkiye gibi) etkinlik alanlarını genişlettiğini ifade etti. Bu çok kutupluluğun istikrar mı yoksa kaos mu getireceği sorusu, tarihsel örneklerle tartışıldı: 19. yüzyıl Avrupa konseri ile 20. yüzyıl iki kutuplu düzenin çöküşü arasındaki benzerlikler ve farklılıklar masaya yatırıldı.
Uzmanlar, yeni dönemde ittifakların ideolojik değil daha çok pragmatik ve çıkar temelli şekillendiğini vurguladı. Enerji koridorları, ticaret yolları ve teknolojik standartlar üzerinden yürütülen rekabetin, hegemonik mücadelenin yeni cepheleri olduğu belirtildi.
Güncel jeopolitik çıkarımlar
Programın son bölümünde, tarihsel analizlerden güncel politikalara yönelik çıkarımlar yapıldı. Kaynak, Türkiye’nin çok kutuplu dünyada denge politikası izleyerek hem Batı ile ilişkilerini hem de Doğu ile bağlarını yönetme çabasını değerlendirdi. Avrupa Birliği’nin stratejik özerklik arayışı, ABD-Çin rekabetinde teknoloji savaşları ve küresel iklim rejiminin hegemonya mücadelesindeki yeri gibi başlıklar ele alındı.
Çelik, “Tarih, hegemonik güçlerin sonsuz olmadığını, her yükselişin bir gerileme hikâyesi barındırdığını gösteriyor. Önemli olan, bu döngüleri doğru okumak ve ulusal çıkarları bu çerçevede konumlandırmak” ifadelerini kullandı. Program, izleyicilere küresel gelişmeleri tarihsel bağlamda değerlendirebilecekleri bir perspektif sunarak sona erdi.
Hafıza Büyük Resim’in bu bölümü, hegemonya kavramını soyut bir tartışmadan çıkarıp somut tarihsel örnekler ve güncel olaylarla ilişkilendirmesiyle öne çıkıyor. Küresel siyasette yaşanan hızlı dönüşümleri anlamlandırmak isteyenler için kapsamlı bir çerçeve sunan program, gelecek bölümlerde de benzer analizlerle izleyici karşısına çıkmayı hedefliyor.