Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen ve 70 kişinin hayatını kaybettiği Hacı Ömer Apartmanı'nın çökmesiyle ilgili davada, yerel mahkemece iki sanığa verilen 14 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezası ile diğer iki sanık hakkında verilen beraat kararlarının onanmasını talep etti. Başsavcılık, dosyaya ilişkin nihai kararın Yargıtay tarafından verileceğini bildirdi.
Davanın geçmişi ve iddianame
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Hacı Ömer Apartmanı'nın yapımındaki ihmaller ve denetim eksiklikleri nedeniyle dört kişi hakkında kamu davası açılmıştı. İddianamede, apartmanın zemin etüdünün yetersiz yapıldığı, taşıyıcı sistemde hatalar bulunduğu ve denetimlerin usulüne uygun gerçekleştirilmediği belirtilmişti. Zanıklardan ikisi, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan mahkum olurken, diğer iki kişi ise delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etmişti.
Yargıtay Başsavcılığı'nın tebliğnamesi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, temyiz incelemesi kapsamında hazırladığı tebliğnamede, yerel mahkemenin mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, sanıkların kusur durumlarının doğru değerlendirildiğini vurguladı. Beraat eden sanıklar yönünden ise, eksik soruşturma gerekçesiyle bir bozma nedeni bulunmadığı, bu nedenle beraat kararlarının da onanması gerektiği ifade edildi. Başsavcılık, dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verdi.
Deprem sonrası yargı süreçleri
Kahramanmaraş merkezli depremler, 11 ili etkileyerek 50 binden fazla kişinin ölümüne yol açmış, binlerce binanın yıkılmasına neden olmuştu. Depremin ardından birçok binada olduğu gibi Hacı Ömer Apartmanı da çökerek ağır can kaybına sebep oldu. Olay, yapı denetim sistemindeki zafiyetlerin sorgulanmasına yol açarken, benzer davalar da yargı önüne taşındı. Hacı Ömer Apartmanı davası, deprem sonrası açılan en yüksek can kayıplı yapı davalarından biri olarak dikkat çekiyor.
Yargıtay'ın vereceği nihai karar, sadece bu dava için değil, deprem sonrası yargı sürecinin seyri açısından da önemli bir emsal teşkil edecek. Ceza hukuku uzmanları, mahkumiyet kararlarının onanması halinde, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçunun yaptırımının caydırıcılığı açısından bir örnek oluşturacağını belirtiyor. Diğer taraftan, beraat kararlarının onanması, bazı çevrelerde adaletin tam anlamıyla sağlanamadığı yönünde eleştirilere neden olabilir.
Bağımsız değerlendirme
Hacı Ömer Apartmanı davası, deprem sonrası Türkiye'de yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yargı sürecinin titizlikle yürütülmesi, hem gelecekte benzer felaketlerin önlenmesi hem de kamu vicdanının rahatlatılması açısından kritik öneme sahip. Yargıtay'ın önümüzdeki günlerde açıklayacağı karar, hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, tüm taraflar için adil bir sonuç doğurması umulmaktadır.