İzmir'in Güzelbahçe ilçesinde 2022-2025 yılları arasında inşaat ve gayrimenkul işleriyle ilgilenen S.K.'nın ifadesi, soruşturma dosyasında çarpıcı iddiaları gün yüzüne çıkardı. İddiaya göre, sahte fotoğraflar kullanılarak ruhsat ve iskan belgeleri alınırken, imara aykırı yapılaşmalara sistematik olarak göz yumuldu. Olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve yerel yönetimleri hedef alan bir skandala dönüştü.
Sahte fotoğraflarla alınan ruhsat ve iskan
Soruşturma kapsamında ifade veren S.K., 2022-2025 döneminde inşaat takibi yaptığını belirtti. İfadesinde, bazı projelerde eksikliklerin belgelendirilmesi için gerçek dışı fotoğraflar çekildiğini ve bu görüntülerin belediyeye sunularak ruhsat ile iskan alındığını öne sürdü. S.K., bu durumun ilçede birçok binanın usulsüz bir şekilde iskan edilmesine yol açtığını iddia etti. Ayrıca, belediye yetkililerinin söz konusu sahteciliklere sessiz kaldığı ve hatta bazı durumlarda teşvik ettiği yönünde ciddi suçlamalarda bulundu.
İmara aykırı yapılara göz yumulması
Dosyadaki bir diğer önemli iddia ise imara aykırı yapıların denetlenmemesi ve cezai işlem uygulanmaması oldu. S.K., birçok inşaatın proje dışına çıktığını, kat ilaveleri yapıldığını ve yeşil alanların yapılaşmaya açıldığını ancak belediyenin herhangi bir müdahalede bulunmadığını aktardı. Bu durumun, Güzelbahçe'nin kentsel dokusuna ve doğal yapısına ciddi zarar verdiği vurgulanıyor. İfadede, özellikle sahil bandında ve ormanlık alanlara yakın bölgelerde yoğun bir usulsüz yapılaşma olduğu kaydedildi.
Güzelbahçe Belediyesi'nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, soruşturmanın derinleştirildiği ve bazı belediye çalışanlarının ifadelerine başvurulduğu öğrenildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, sahte belge düzenleme, resmi evrakta sahtecilik ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi gibi suçlardan inceleme sürüyor.
Uzmanlar, bu tür skandalların yerel yönetimlere olan güveni sarsarken, denetim mekanizmalarının zayıflığını da gözler önüne serdiğini belirtiyor. Güzelbahçe örneği, Türkiye'de imar barışı ve benzeri düzenlemelerin ardından usulsüz yapılaşmanın nasıl arttığını ve belediyelerin bu konuda daha etkin denetim yapması gerektiğini ortaya koyuyor.