Yalova'da 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü'nün (52) ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame, Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) hakkında, 'Tasarlayarak Üst Soysal Karşı Kasten Öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. İddianamede ayrıca, olayla ilgili yalan tanıklık yaptığı öne sürülen bir kişi hakkında da 'Yalan Tanıklık' suçundan dava açıldı.
Olayın Geçmişi ve Soruşturma Süreci
Geçtiğimiz aylarda Yalova'nın merkezinde bulunan bir sitedeki 6. kattaki daireden düşen Güllü, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. İlk belirlemelerde olayın intihar ya da kaza olabileceği üzerinde durulmuş, ancak yapılan detaylı incelemeler ve tanık ifadeleri olayın bir cinayet olabileceği ihtimalini güçlendirmişti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Yürütülen geniş çaplı soruşturmada, dijital materyaller, telefon kayıtları ve kamera kayıtları incelendi. Elde edilen deliller doğrultusunda, Gülter'in annesini kasten öldürdüğü iddiasıyla ilgili yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varıldı. İddianamede, Gülter'in olay öncesinde annesiyle tartıştığı ve tehditler savurduğu yönünde ifadeler yer aldığı öğrenildi.
İddianameden Öne Çıkan Detaylar
İddianamede, Güllü'nün kızı Tuğyan'ın, annesini camdan atmakla tehdit ettiği ve bu tehdidi gerçekleştirdiği ileri sürülüyor. Sanatçının yakın çevresinin verdiği ifadelerde, Gülter'in sık sık annesiyle maddi konularda anlaşmazlık yaşadığı ve bu nedenle gerginliklerin arttığı belirtiliyor. Olayın yaşandığı gün eve gelen komşuların, Güllü ile kızı arasında yüksek sesle tartışma duyduklarını aktardıkları ifade ediliyor.
Öte yandan, olaydan sonra Gülter'in, annesinin intihar ettiği yönünde beyanlarda bulunduğu, ancak yapılan otopsi ve olay yeri inceleme raporlarının bu beyanlarla çeliştiği kaydediliyor. Adli Tıp Kurumu'nun raporunda, düşme şeklinin ve yaralanmaların, kişinin kendi iradesiyle atlamasından çok, bir başkası tarafından itilmesi sonucu oluşabileceğine dair bulgulara yer verildiği ifade ediliyor.
Yalan Tanıklık Suçlaması
İddianame kapsamında, olayla ilgili ifade veren bir kişinin de 'Yalan Tanıklık' suçundan yargılanmasına karar verildi. Bu kişinin, soruşturmanın başlarında Gülter ile dayanışma içinde hareket ederek gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu öne sürülüyor. İddianamede, bu kişinin ifadelerinin, olayın aydınlatılmasını geciktirdiği ve adaletin tecellisi engellemeye yönelik olduğu belirtiliyor.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Tuğyan Ülkem Gülter, tutuklu bulunduğu cezaevinden hakim karşısına çıkacak. Yargılamanın önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanacak olan Gülter, suçlamaları reddediyor ve olayın bir kaza olduğunu savunuyor. Avukatının ise, müvekkilinin suçsuz olduğunu kanıtlamak için deliller sunacağı öğrenildi.
Bu dava, ünlü bir sanatçının trajik ölümü ve aile içi şiddet boyutu nedeniyle toplumda geniş yankı uyandırdı. Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. Olayın aydınlatılması ve adaletin yerini bulması, hem Güllü'nün sevenleri hem de toplumun vicdanı için büyük önem taşıyor.
Yargılama sürecinin, gerek delillerin gerekse tanık ifadelerinin titizlikle değerlendirilmesiyle sonuçlanması bekleniyor. Bu tür davalarda, adil yargılanma hakkının korunması ve masumiyet karinesinin gözetilmesi büyük önem arz ediyor. Ancak toplumun, bu tür olaylarda suçluların cezalandırılacağına dair beklentisi de bir o kadar yüksek. Mahkeme, önümüzdeki süreçte tüm bu hassasiyetleri göz önünde bulundurarak kararını verecek.