Şarkıcı Güllü'nün Yalova'nın Çınarcık ilçesinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni ses kayıtları ortaya çıktı. Olay gecesi Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in yanında bulunan ve daha sonra itirafçı olan Sultan Nur'un, cinayet sonrası yaşananları anlattığı telefon konuşmaları dosyaya girdi. İlk duruşmanın 1 Ekim'de görülmesi beklenirken, yeni deliller soruşturmanın seyrini değiştirebilir.
Ses Kayıtlarında Neler Var?
Edinilen bilgilere göre, Sultan Nur'un olay gecesi ve sonrasında yaptığı telefon görüşmelerine ait ses kayıtları, soruşturma dosyasına eklenen yeni deliller arasında yer alıyor. Kayıtlarda Sultan Nur'un, Güllü'nün ölümünün ardından yaşananları tek tek anlattığı belirtiliyor. Görüşmelerde, olayın nasıl gerçekleştiğine dair detaylar ve sonrasında yaşanan panik anlarına ilişkin ifadelerin yer aldığı öğrenildi. Savcılık, bu kayıtların cinayetin aydınlatılmasında kritik rol oynayabileceği görüşünde.
Sultan Nur'un daha önceki ifadelerinde, olay gecesi Tuğyan Ülkem Gülter'in yanında bulunduğunu ve yaşananlara tanık olduğunu belirttiği hatırlatılıyor. Yeni ses kayıtlarının, bu ifadeleri destekler nitelikte olduğu ve olayın seyrine ışık tuttuğu ifade ediliyor. Kayıtların ayrıca, cinayet sonrası şüphelilerin birbirleriyle olan iletişimini de gözler önüne serdiği belirtiliyor.
Soruşturmanın Seyri ve İlk Duruşma
Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturma, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerden bazıları tutuklanırken, Sultan Nur'un itirafçı olarak dosyaya katkı sağladığı biliniyor. İlk duruşmanın 1 Ekim'de Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor. Duruşmada, yeni delillerin ve ses kayıtlarının mahkemeye sunulması ve tanıkların dinlenmesi planlanıyor.
Avukatlar, ses kayıtlarının otantikliğinin bilirkişi raporuyla doğrulanması gerektiğini vurguluyor. Kayıtların hukuki geçerliliği ve delil niteliği, duruşma sürecinde tartışılacak konular arasında. Ayrıca, Sultan Nur'un itirafçı olarak yargılamadaki rolü ve ifadelerinin güvenilirliği de mahkemenin değerlendireceği hususlar arasında yer alıyor.
Olayın Arka Planı
Şarkıcı Güllü, 2023 yılında Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinde ölü bulunmuştu. Olayın cinayet olduğu yönündeki bulgular üzerine soruşturma derinleştirilmiş ve Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile çevresindeki bazı kişiler şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Sultan Nur'un olay gecesi evde bulunduğu ve daha sonra itirafçı olduğu öğrenilmişti. Soruşturma kapsamında, cinayetin motivasyonu ve faillerin kimliği netleştirilmeye çalışılıyor.
Güllü'nün sanat camiasındaki yeri ve sevenleri, olayın ardından adaletin tecelli etmesi için çağrıda bulunmuştu. Dava süreci, magazin dünyasının yanı sıra kamuoyu tarafından da yakından takip ediliyor. Yeni ses kayıtlarının ortaya çıkması, dosyadaki delil zincirini güçlendirebilir ve duruşmada önemli bir etki yaratabilir.
Uzman Görüşleri
Hukuk uzmanları, ses kayıtlarının delil olarak kabul edilebilmesi için yasal prosedürlere uygun elde edilmiş olması gerektiğini belirtiyor. Kayıtların içeriği, şüphelilerin suçlamaları kabul edip etmemesi açısından belirleyici olabilir. Ayrıca, itirafçı Sultan Nur'un ifadeleriyle ses kayıtları arasındaki tutarlılık, mahkemenin kanaatini etkileyecek unsurlar arasında.
Duruşma öncesi, tarafların delil listelerini tamamlaması ve bilirkişi raporlarının hazırlanması bekleniyor. Ses kayıtlarının çözümü ve transkripti üzerinde çalışan bilirkişilerin, kayıtların bütünlüğünü ve değiştirilmediğini onaylaması gerekiyor. Bu süreç, dosyanın geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Kamuoyunun Beklentisi
Güllü'nün sevenleri ve sanat camiası, cinayetin faillerinin en kısa sürede adalet önünde hesap vermesini bekliyor. Ses kayıtlarının ortaya çıkması, bu beklentiyi daha da artırmış durumda. Dava süreci boyunca, medyanın ve kamuoyunun ilgisi canlı kalacak gibi görünüyor. Soruşturmanın titizlikle yürütülmesi, benzer olayların önlenmesi açısından da önem arz ediyor.
Öte yandan, davanın seyri, Türkiye'de sanatçıların maruz kaldığı şiddet olaylarına karşı yargı sisteminin tutumunu göstermesi bakımından da dikkatle izleniyor. Güllü cinayeti, toplumsal bellekte yer edinmiş bir dava olarak, adalet arayışının sembolü haline gelmiş durumda.