Yavova'da 'Güllü' adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un (52) pencereden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili davada mahkeme gerekçeli kararını açıkladı. Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında, tanık Sultan Nur Ulu'nun yeminli beyanları, kamera kayıtları ve bilirkişi raporlarının belirleyici olduğu bildirildi.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Geçtiğimiz yıl Yavova'da meydana gelen olayda, Gül Tut'un ikamet ettiği binanın penceresinden düşerek yaşamını yitirdiği tespit edilmişti. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Savcılık, Gülter'in annesini pencereden iterek ölümüne neden olduğu iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle dava açmıştı. Yavova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, mahkeme heyeti sanığın suçunu sabit görerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetmişti. Şimdi ise bu kararın gerekçesi kamuoyuyla paylaşıldı.
Gerekçeli Kararda Öne Çıkan Deliller
Mahkemenin gerekçeli kararında, sanığın savunmasının aksine, olay anına ilişkin önemli deliller sıralandı. Kararda, Sultan Nur Ulu'nun yeminli tanık ifadesinin altı çizildi. Ulu'nun, olay günü sanığın annesiyle tartıştığını ve ardından pencereden itme eylemini gördüğünü söylediği belirtildi. Ayrıca, binanın güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerin de sanığın olay yerinde olduğunu doğruladığı ifade edildi. Bilirkişi raporunda ise Gül Tut'un düşme açısı ve vücudundaki izlerin, itilme sonucu düşmeye işaret ettiği vurgulandı. Mahkeme, bu delillerin bir bütün halinde sanığın suçunu kanıtladığını ve cezada indirim uygulanmasına yer olmadığını kaydetti.
Tanık İfadesinin Önemi
Davanın seyrini değiştiren tanık Sultan Nur Ulu'nun ifadesi, mahkeme tarafından güvenilir bulundu. Ulu'nun olayın hemen ardından verdiği ilk ifade ile mahkemedeki beyanları arasında çelişki bulunmadığı, ifadesinin diğer delillerle desteklendiği belirtildi. Gerekçeli kararda, Ulu'nun olay sırasında pencerenin yakınında bulunduğu ve sanığın annesine doğru hareket ettiğini net bir şekilde gördüğü aktarıldı. Bu ifadenin, sanığın 'kaza sonucu düştü' yönündeki savunmasını çürüttüğü ifade edildi.
Savunma ve Temyiz Yolu
Sanık avukatlarının, karara karşı temyiz yoluna başvuracağı öğrenildi. Savunma tarafı, tanık ifadesinin baskı altında alındığını ve kamera görüntülerinin olayı tam olarak yansıtmadığını öne sürmüştü. Ancak mahkeme, bu iddiaları somut delillerle desteklenmediği için reddetti. Gerekçeli kararda, sanığın suçun işlenmesindeki kastının yoğunluğu ve olay sonrası pişmanlık göstermemesi gibi unsurlar da dikkate alındı.
Kamuoyunda Yankıları
Gül Tut'un sanat camiasında tanınan bir isim olması nedeniyle dava kamuoyunda yakından takip edildi. Kararın açıklanmasının ardından sosyal medyada çeşitli yorumlar yapıldı. Kimi çevreler kararı adaletin tecellisi olarak değerlendirirken, bazıları da delillerin yeterince aydınlatılmadığını savundu. Hukukçular, gerekçeli kararın detaylı delil değerlendirmesi içerdiğini ve emsal teşkil edebileceğini belirtiyor.
Bağlam: Aile İçi Şiddet ve Kadın Cinayetleri
Bu dava, Türkiye'de son yıllarda artan aile içi şiddet ve kadın cinayetleri tartışmalarının bir parçası olarak görülüyor. Gül Tut'un ölümü, yakınları tarafından şüpheli bulunmuş ve olayın araştırılması için kampanyalar düzenlenmişti. Mahkemenin verdiği ceza, benzer davalarda caydırıcılık açısından önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Ancak uzmanlar, yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyor.
Gerekçeli kararın açıklanmasıyla birlikte dosya bir üst mahkemeye taşınmaya hazırlanıyor. Sürecin önümüzdeki aylarda temyiz aşamasında devam etmesi bekleniyor.