Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı, diğeri ise yargı süreci devam ederken adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri, mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken; diğer şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza gibi adli tedbirler uygulandı. Soruşturmanın derinleştirilerek sürdüğü, kayıp genç kızın bulunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla devam ettiği belirtildi.
Soruşturmanın Seyri ve Gözaltılar
Gülistan Doku'nun ailesi, genç kızın 5 Ocak 2020'de evden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadığını bildirerek yetkililere başvurmuştu. Olayın ardından başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Jandarma ve Emniyet ekipleri çok sayıda kişinin ifadesine başvurdu. Edinilen bilgilere göre, son operasyonda gözaltına alınan iki şüpheli, savcılık tarafından yapılan sorgularının ardından mahkemeye sevk edildi. Mahkeme, delillerin durumunu ve kuvvetli suç şüphesini dikkate alarak bir zanlının tutuklanmasına karar verirken, diğer zanlının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını hükmetti.
Tutuklanan zanlının kimlik bilgileri ve suçlamalar hakkında detaylı bilgi verilmezken, soruşturmanın gizlilik kararıyla yürütüldüğü ve kamuoyunun yanıltıcı bilgilere itibar etmemesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan, Gülistan Doku'nun ailesi adliye önünde yaptığı açıklamada, adaletin tecelli etmesini beklediklerini ve kızlarının bir an önce bulunmasını istediklerini dile getirdi. Aile avukatı ise sürecin titizlikle takip edildiğini ve yeni gelişmelerin dosyaya olumlu yansıyacağını ifade etti.
Gülistan Doku Davası ve Arka Plan
Gülistan Doku'nun kaybolması, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış; sosyal medyada kampanyalar başlatılmış, arama çalışmalarına gönüllüler de katılmıştı. Genç kızın son olarak Tunceli'nin merkezinde görüldüğü belirtilmiş, ancak güvenlik kamerası kayıtları ve tanık ifadeleri dosyaya önemli ipuçları sağlamıştı. Soruşturma kapsamında daha önce de bazı kişiler gözaltına alınmış, ancak ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Bu durum, aile ve yakınları tarafından tepkiyle karşılanmış, sürecin takipçisi olunacağı açıklanmıştı.
İnsan hakları örgütleri ve kadın dernekleri de Gülistan Doku'nun kaybolmasına dikkat çekerek, benzer vakaların aydınlatılması ve kadınların güvenliğinin sağlanması için çağrılarda bulunmuştu. Tunceli'deki kayıp vakasının, bölgedeki güvenlik zafiyetlerini de gündeme taşıdığı yorumları yapılmıştı. Dava sürecinde, şüphelilerin ifadeleri arasında çelişkiler olduğu ve bu çelişkilerin çözülmeye çalışıldığı basına yansımıştı. Şimdi ise yeni tutuklama kararı, davanın seyri açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, her fırsatta yetkililere seslenerek, kızlarının bulunması için ellerinden gelen tüm çabayı göstermelerini istiyor. Aile, bugüne kadar kendilerine ulaşan hiçbir bilgiyi paylaşmadıklarını, ancak adli sürecin gizliliği nedeniyle bazı gelişmeleri kamuoyuyla paylaşamadıklarını belirtiyor. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sonuçlanması ve genç kızın akıbetinin aydınlatılması, toplumsal vicdanın rahatlaması açısından büyük önem taşıyor.