Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında kritik bir adım attı. Savcılık, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkardı. Karar doğrultusunda 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonun, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu belirtiliyor.
Gözaltı kararının gerekçesi: delil karartma ve müdahale iddiası
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, soruşturmanın selameti için bazı delillerin yok edildiği veya değiştirildiği yönünde ciddi bulgular elde edildiği ifade edildi. Başsavcılık, bu eylemlerin soruşturmayı yürüten birimlere yönelik bir müdahale girişimi olduğunu değerlendiriyor. Gözaltı kararı verilen şüpheliler arasında emniyet teşkilatında görev yapmış veya halen görevde olan kişilerin bulunması, olayın boyutunu gözler önüne seriyor. Operasyon kapsamında şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama yapıldığı, dijital materyallere el konulduğu öğrenildi. Gözaltına alınanların ifade işlemleri için Erzurum'a getirileceği bildirildi.
7 ilde eş zamanlı operasyon: şüphelilerin profili
Edinilen bilgilere göre operasyon, Erzurum'un yanı sıra İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun ve Trabzon'da gerçekleştirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin bir kısmının soruşturmanın ilk aşamalarında görev almış emniyet personeli olduğu, bir kısmının ise olayla bağlantılı sivil kişiler olduğu belirtiliyor. Şüphelilerin, Gülistan Doku'nun kaybolmasının ardından yürütülen arama çalışmaları sırasında bazı delilleri ortadan kaldırdığı veya değiştirdiği iddia ediliyor. Savcılık, bu kişilerin soruşturmayı yürüten savcı ve polislerle irtibata geçerek süreci manipüle etmeye çalıştığı şüphesi üzerinde duruyor. Gözaltı kararlarının, soruşturmanın geldiği aşamada elde edilen yeni deliller ve tanık beyanları sonucunda alındığı ifade ediliyor.
Gülistan Doku dosyasında bugüne kadar neler yaşandı?
Gülistan Doku, 2020 yılında Erzurum'da kaybolmuş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış; arama çalışmaları günlerce sürmüştü. Doku'nun kayboluşuna ilişkin çeşitli iddialar ortaya atılmış, dosya zaman zaman gündeme gelmişti. Soruşturma kapsamında daha önce de bazı gözaltılar ve tutuklamalar yaşanmıştı. Ancak dosyanın kilit isimlerinden bazılarının serbest bırakılması veya delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik kararı verilmesi, aileyi ve kamuoyunu tatmin etmemişti. Son operasyon, soruşturmanın yeniden derinleştirildiği ve dosyanın kapatılmadığı sinyalini veriyor.
Emniyet içindeki olası bir yapılanma iddiası
Gözaltına alınanlar arasında emniyet mensuplarının bulunması, soruşturmanın sadece kayıp bir kişi dosyası olmadığını, aynı zamanda kurumsal bir müdahale iddiasını da içerdiğini gösteriyor. Bazı iddialara göre, soruşturmanın ilk dönemlerinde görev alan bazı polisler, delilleri karartarak veya yönlendirerek dosyanın çıkmaza girmesine neden oldu. Savcılık, bu iddiaları ciddiyetle ele alarak geniş kapsamlı bir soruşturma yürütüyor. Emniyet teşkilatı içinde bu tür bir yapılanmanın olup olmadığı, soruşturmanın ana eksenlerinden birini oluşturuyor. Operasyonun, dosyanın diğer şüphelilerine yönelik yeni gözaltıların habercisi olabileceği konuşuluyor.
Kamuoyu ve ailenin tepkisi
Gülistan Doku'nun ailesi, yıllardır verdikleri hukuk mücadelesinde yeni bir umut ışığı olarak gördükleri bu operasyonu memnuniyetle karşıladı. Aile avukatları, soruşturmanın başından bu yana delillerin karartıldığını savunuyor ve bu operasyonun gerçeğin ortaya çıkması için önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Kamuoyunda da dosyanın takipçisi olan sivil toplum kuruluşları, soruşturmanın sonuna kadar götürülmesi çağrısında bulunuyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, gözaltına alınanların isimlerinin bir an önce açıklanması ve dosyanın aydınlatılması talep ediliyor.
Hukuki süreç ve bundan sonra ne olacak?
Gözaltına alınan 11 şüpheli, ifade işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilecek. Savcılık, şüpheliler hakkında 'delilleri karartma', 'suç delillerini yok etme' ve 'kamu görevlisinin suç işlemesi' gibi suçlamalarla tutuklama talebinde bulunabilir. Hukuk uzmanları, dosyanın kapsamının genişleyebileceğini ve yeni gözaltıların gelebileceğini değerlendiriyor. Soruşturmanın seyri, hem Gülistan Doku'nun akıbetinin aydınlatılması hem de olası bir kurumsal müdahalenin ortaya çıkarılması açısından kritik önem taşıyor.
Değerlendirme: soruşturmanın geleceği ve güven sorunu
Gülistan Doku soruşturmasında gelinen nokta, yalnızca bir kayıp vakasının ötesinde, adaletin işleyişine duyulan güveni de ilgilendiriyor. Eğer iddia edildiği gibi soruşturmaya müdahale edildiyse, bu durum sadece bu dosya için değil, benzer olaylarda da benzer yöntemlerin kullanılabileceği endişesini doğuruyor. Savcılığın kararlı adımları, yargıya olan inancın yeniden tesis edilmesi açısından bir fırsat olarak görülüyor. Ancak sürecin şeffaf yürütülmesi ve kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesi, soruşturmanın başarısı için şart. Aksi halde, yıllardır çözülemeyen bu dosya, bir kez daha güven kaybına yol açabilir. Gülistan Doku'nun ailesi ve kamuoyu, gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor; bu operasyonun o beklentiyi karşılayıp karşılamayacağını ise önümüzdeki günlerde yapılacak işlemler gösterecek.