Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun akıbetine ilişkin soruşturma sürerken, kaybolmasının üçüncü gününde Sarısaltuk Viyadüğü'nde yapılan su altı arama çalışmalarına ait görüntüler yeniden gündeme geldi. Görüntüler, dönemin arama faaliyetlerinin kapsamını ve yöntemini gözler önüne seriyor. 22 yaşındaki genç kadının kaybolmasının üzerinden geçen 6 yıla rağmen dosyadaki gizem çözülebilmiş değil. Yeniden gündeme gelen bu görüntüler, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek yeni bir kanıt niteliği taşıyor. Ailenin avukatları, görüntülerin aydınlatılması ve arama çalışmalarının detaylı şekilde incelenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Sualtı Arama Görüntüleri Neden Kritik?
Gülistan Doku'nun kaybolduğu tarihten sadece üç gün sonra, Sarısaltuk Viyadüğü mevkiinde Munzur Nehri'nde yapılan su altı aramaları, dosyadaki en önemli deliller arasında yer alıyor. Yeniden ortaya çıkan görüntüler, arama ekiplerinin hangi bölgelerde yoğunlaştığını ve hangi ekipmanları kullandığını gösteriyor. Uzmanlar, nehir akıntısının yönü ve hızı göz önüne alındığında, arama yapılan noktaların doğru tespit edilip edilmediğinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Görüntülerde dikkat çeken bir diğer husus ise arama süresinin sınırlı tutulması ve bazı bölgelerin hiç taranmamış olması. Bu eksiklikler, soruşturmanın başından beri dile getirilen eleştirileri haklı çıkarır nitelikte. Doku ailesi, kızlarının cesedine ulaşılabilmesi için aramaların daha geniş bir alanda ve daha titizlikle yapılması gerektiğini savunuyor.
Soruşturmanın Altı Yıllık Seyri
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de üniversitedeki arkadaşlarıyla vedalaştıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Kaybolduğu gün Tunceli-Erzincan kara yolunda bir arkadaşından indiği ve ardından yürüyerek uzaklaştığı belirlenmişti. En son Sarısaltuk Viyadüğü civarında görülen Doku için geniş çaplı arama çalışmaları başlatılmış, ancak herhangi bir ize rastlanmamıştı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmış, dosyadaki şüpheli sayısı ise sürekli değişmişti. Geçtiğimiz yıl dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporu, nehir yatağında yapılacak detaylı bir incelemenin yararlı olabileceğine dikkati çekmişti. Aile, yetkililerin bu raporu dikkate alarak arama çalışmalarına yeniden başlamasını talep ediyor.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın gizliliği nedeniyle şu ana kadar resmî bir açıklama yapılmadı. Ancak yeniden gündeme gelen su altı görüntüleri, dosyanın kaderini değiştirebilir. Görüntülerin bilirkişi incelemesine tabi tutulması, o dönemde arama yapan ekiplerin ifadelerinin alınması ve koordinatların güncel haritalarla karşılaştırılması talep ediliyor.
Gülistan Doku'nun ailesi, kızlarının bulunması için başlatılan imza kampanyaları ve sosyal medya paylaşımlarıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. Aile avukatları, görüntülerin gün ışığına çıkmasının ardından yeni bir başvuru yapacaklarını ve dosyanın yeniden değerlendirilmesi için yetkililere süre tanıyacaklarını belirtti.
Bu yazı, Gülistan Doku davasının geldiği noktayı ortaya koyarken, adalet arayışının devam eden bir mücadele olduğunu da gözler önüne seriyor. Altı yıldır cevapsız kalan sorular, yalnızca bir ailenin değil, tüm toplumun vicdanında derin bir yara olarak duruyor. Görüntülerin yeniden tartışmaya açılması, dosyanın kapanmadığının ve her geçen gün gerçeğe bir adım daha yaklaşıldığının umudunu veriyor.