Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturma, yeni bir boyut kazandı. Barajda yapılan aramalarda bulunan not ve makasla ilgili bilirkişi raporunun ardından, arama çalışmalarına katılan iki dalgıç gözaltına alındı. Dalgıçların, delillerin yerini değiştirdikleri veya gizledikleri iddiası, soruşturmanın seyrini temelden etkileyecek nitelikte.
Bilirkişi Raporu Çelişkileri Ortaya Çıkardı
Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, barajda bulunan not kağıdı ve makasın konumu ile ilgili ciddi tutarsızlıklar olduğunu gösterdi. Rapor, söz konusu delillerin bulunduğu koordinatlar ile dalgıçların rapor ettiği yerler arasında belirgin farklar olduğunu ortaya koydu. Bu durum, dalgıçların arama sırasında delilleri kasıtlı olarak yerinden oynattığı ya da yetkililere yanlış bilgi verdiği şüphesini doğurdu.
Savcılık, delil karartma ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla iki dalgıcı tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, şüphelilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması yönündeki talebi reddederek, tutuklanmalarına karar verdi.
Gülistan Doku Davasında Kamuoyunun Beklentisi
Gülistan Doku’nun ailesi, soruşturmanın bu yeni aşamasıyla birlikte adaletin tecelli edeceği yönünde umutlarının arttığını ifade etti. Aile avukatı, “Dalgıçların tutuklanması, delillerin karartılmaya çalışıldığı iddialarını doğrular nitelikte. Bu, dosyanın aydınlatılması için önemli bir adım” dedi. Konuya ilişkin açıklama yapan Baro temsilcileri ise, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve tüm şüphelilerin kapsamlı şekilde ifadesinin alınması gerektiğini vurguladı.
Gülistan Doku’nun 2021 yılında kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmaları geniş bir alanda devam etmiş, baraj çevresi ve su altı bölgeleri özellikle incelenmişti. O dönemde dalgıçlar, su altında yaptıkları aramalarda herhangi bir ize rastlamadıklarını bildirmişti. Ancak, daha sonra su yüzeyine çıkan not kağıdı ve makas, süreci yeniden hareketlendirmişti.
Soruşturmanın Geleceği
Dalgıçların tutuklanması, Gülistan Doku davasında bundan sonraki sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda önemli bir dönüm noktasıdır. Soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan ve tutuksuz yargılanan bazı kişilerin de yeniden ifadesine başvurulması bekleniyor. Ayrıca, bilirkişinin raporu doğrultusunda barajda yeni arama çalışmalarının yapılması gündemde.
Uzmanlar, dalgıçların verdiği ifadelerin çelişkili olmasının, soruşturmanın ana akışını değiştirebileceğine dikkat çekiyor. Olayın aydınlatılması, yalnızca aile için değil, toplumun adalet duygusu açısından da kritik önem taşıyor. Bu süreçte, bağımsız bir bilirkişi heyetinin yeniden görevlendirilmesi ve tüm delillerin titizlikle incelenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili kamuoyunda güçlü bir takip duygusu var. Her geçen günde adalet tezahürünün gecikmesi, soruşturmaya olan güveni azaltıyor. Ancak, dalgıçların tutuklanması, dosyanın kapatılmadığının ve yeni gelişmelerin yaşanabileceğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor.