Tunceli'de 2020 yılında kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman ve eşi Burçin Kahraman tutuklandı. Çiftin, Gülistan Doku'nun son görüldüğü köprüden, genç kızın kaybolmasından iki dakika sonra araçlarıyla geçtikleri tespit edildi. Soruşturma, olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen yeni deliller ışığında derinleştiriliyor.
Soruşturmada yeni dalga: Albay ve eşi cezaevinde
Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Eski Tunceli Valisi, eşi ve oğlunun ardından bu kez eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman ile eşi Burçin Kahraman tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı artmış oldu. Albay Kahraman ve eşi, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, çiftin, Gülistan Doku'nun son görüldüğü köprüden, genç kızın kaybolmasından sadece iki dakika sonra araçlarıyla geçtikleri belirlendi. Bu tespit, soruşturmanın seyrini değiştiren kritik deliller arasında yer aldı. Ayrıca Burçin Kahraman'ın aynı anda dönemin Tunceli Valisi ile telefonda görüştüğü öne sürüldü. Bu görüşmenin içeriği ve amacı soruşturma dosyasında araştırılıyor.
Olayın geçmişi ve soruşturmanın seyri
Gülistan Doku, 2020 yılında Tunceli'de Munzur Üniversitesi'nde öğrenim görürken kayboldu. Genç kızın kaybolmasıyla ilgili başlatılan soruşturma, kamuoyunun yakından takip ettiği davalardan biri haline geldi. Yıllar boyunca ailesi ve sivil toplum kuruluşları, olayın aydınlatılması için çağrılarda bulundu. Soruşturma kapsamında daha önce eski Tunceli Valisi, eşi ve oğlu tutuklanmıştı. Şimdi ise eski İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman ve eşi Burçin Kahraman'ın tutuklanması, dosyadaki iddiaların genişlediğini gösteriyor.
Tutuklama kararı, çiftin köprüden geçiş anına dair görüntü ve iletişim kayıtlarının incelenmesi sonucu alındı. Soruşturma makamları, Albay Kahraman'ın olayla bağlantısını araştırırken, eşi Burçin Kahraman'ın telefon görüşmelerine odaklandı. İddiaya göre, Burçin Kahraman, Gülistan Doku'nun kaybolduğu saatlerde dönemin Tunceli Valisi ile telefonda görüşüyordu. Bu görüşmenin, olayın örtbas edilmesine yönelik bir çaba olup olmadığı sorgulanıyor.
Tutuklamalar kamuoyunda yankı uyandırdı
Albay Ali Kahraman ve eşinin tutuklanması, Tunceli ve çevre illerde geniş yankı buldu. Gülistan Doku'nun ailesi, yıllardır verdikleri hukuk mücadelesinde yeni bir aşamaya gelindiğini belirterek, soruşturmanın derinleştirilmesini istedi. Ailenin avukatları, dosyaya eklenen yeni delillerin önemine dikkat çekti. Öte yandan, emekli bir askeri yetkilinin tutuklanması, soruşturmanın kurumsal boyutunu da gündeme getirdi.
Güvenlik kaynakları, Albay Kahraman'ın olay tarihinde Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı olarak görev yaptığını ve bölgedeki asayişten sorumlu olduğunu belirtti. Soruşturma kapsamında, olay gününe ait kamera kayıtları, telefon sinyalleri ve tanık ifadeleri yeniden değerlendiriliyor. Köprü geçişine ilişkin görüntülerin, çiftin aracının plakası üzerinden eşleştirildiği öğrenildi.
Soruşturmanın hukuki boyutu ve beklentiler
Gülistan Doku dosyası, Türkiye'de kamu görevlilerinin karıştığı iddia edilen kaybolma olayları arasında yer alıyor. Tutuklanan isimlerin rütbeli bir asker ve eşi olması, soruşturmanın sivil-asker ilişkileri bağlamında da tartışılmasına yol açtı. Hukukçular, dosyadaki delillerin sağlamlığının önemine vurgu yaparak, yargı sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Ceza hukuku uzmanları, tutuklama kararının, kuvvetli suç şüphesi ve delil karartma ihtimali gibi gerekçelere dayanabileceğini belirtiyor. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında, gözaltına alınan diğer şüphelilerin ifadelerinin de dosyaya eklenmesi bekleniyor. Gülistan Doku'nun ailesi, kızlarının akıbetinin bir an önce aydınlatılmasını talep ediyor.
Kamuoyu, yıllardır süren bu soruşturmada adaletin tecelli etmesini bekliyor. Tutuklamalar, dosyanın kapanmadığını ve yeni deliller ışığında yeniden şekillendiğini gösteriyor. Gülistan Doku'nun kayboluşunun üzerinden geçen süreye rağmen, soruşturmanın kararlılıkla sürdürülmesi, benzer olaylarda hesap verebilirlik açısından da emsal teşkil edebilir.