Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, gizli tanığın ifadesiyle kritik bir ayrıntı gün yüzüne çıktı. Edinilen bilgilere göre, cinayetin azmettiricisi olduğu öne sürülen ve halen firarda olan katil zanlısının, olayın hemen ardından 8 gün boyunca aynı yerde sabahladığı belirlendi. Bu süre zarfında zanlının, kaldığı mekandan dışarı çıkmadığı ve telefonla yaptığı görüşmelerde sürekli olarak 'Gülistan' ismini andığı iddia edildi.
Gülistan Doku soruşturması, Türkiye'nin gündeminde uzun süredir yer edinen ve kamuoyunun yakından takip ettiği bir dosya olarak öne çıkıyor. Genç kızın ailesi, yıllardır adalet arayışını sürdürürken, dosyada her geçen gün yeni tanıkların ifadeleri ve teknik analizlerle derinleşen bir tablo ortaya çıkıyor. Gizli tanığın beyanı, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Gizli Tanığın İfadesi ve 8 Günlük Süre
Soruşturma kapsamında dinlenen gizli tanık, ifadesinde zanlının cinayetin ardından yaklaşık 8 gün boyunca belirli bir adreste kaldığını ve bu süre içerisinde olağan dışı bir davranış sergilediğini belirtti. Tanık, zanlının bu süre zarfında sürekli olarak telefonla görüşmeler yaptığını ve görüşmelerinde Gülistan Doku'nun ismini anarak 'İş tamam, kimse bir şey bilmiyor' gibi ifadeler kullandığını aktardı. Bu iddia, cinayetin planlı bir şekilde işlendiği ihtimalini güçlendirirken, dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde zanlının suçunu itiraf ettiği yönünde yorumlandı.
Gülistan Doku'nun ailesi ve avukatları, gelişmelerin ardından yaptıkları açıklamada, gizli tanığın beyanının önemine dikkat çekerek, yetkililerin bu doğrultuda harekete geçmesini ve zanlının bir an önce yakalanmasını talep etti. Aile, adaletin tecellisi için mücadelelerinin süreceğini vurguladı. Öte yandan, soruşturmayı yürüten savcılığın, gizli tanığın ifadesi doğrultusunda zanlının kaldığı yeri tespit etmek için geniş çaplı bir araştırma başlattığı öğrenildi.
Dosyadaki Diğer Deliller ve Gelişmeler
Gülistan Doku davasında daha önce de önemli gelişmeler yaşanmıştı. 2021 yılında gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan şüphelilerin yanı sıra, kayıp anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de dosyada yer alıyor. Görüntülerde Gülistan'ın son kez görüldüğü yer ve saatler belirlenmiş, ancak kayboluşuna dair net bir delil elde edilememişti. Ayrıca, yapılan arama çalışmalarında genç kıza ait bazı eşyalar bulunmuş, bu eşyalar üzerindeki incelemeler halen sürüyor. Son olarak, savcılığın, cinayetin bir kadın tarafından işlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde de durduğu, ancak bu yönde kesin bir bulguya henüz ulaşamadığı belirtiliyor.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Gülistan Doku davası, Türkiye'de kadın cinayetleri ve kayıp kişi sorunlarına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. Baro ve kadın örgütleri, davanın takipçisi olduklarını belirterek, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu. Önümüzdeki günlerde soruşturmanın seyrine ilişkin yeni açıklamaların yapılması bekleniyor.
Bu gelişmeler ışığında, Gülistan Doku'nun katil zanlısının 8 gün boyunca aynı yerde sabahlaması, cinayetin soğukkanlılıkla planlandığını ve failin olay sonrası olağan yaşamına devam ettiğini gösteriyor. Adalet sisteminin bu tür vakalarda hızlı ve etkili bir şekilde işlemesi, kayıp yakınları ve toplumun adalete olan güveni için hayati önem taşıyor. Soruşturmanın derinleştirilerek aydınlatılması, benzer suçların önlenmesi adına da kritik bir örnek oluşturacak.